SÖYLEDİKLERİNİZE dikkat edin; düşüncelere dönüşür.
DÜŞÜNCELERİNİZE dikkat edin; duygularınıza dönüşür.
DUYGULARINIZA dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür.
DAVRANIŞINIZA dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür.
ALIŞKANLIKLARINIZA dikkat edin; değerlerinize dönüşür.
DEĞERLERİNİZE dikkat edin; karakterinize dönüşür.
KARAKTERİNİZE dikkat edin; KADERİNİZE dönüşür."
Mahatma Gandhi
Bazen bir kulübün kaderi de, onun karakterinden doğar.
3 Mayıs...
Bazıları için sıradan bir bahar günü.
Ama bilenler için; bir kulübün doğumundan öte, bir karakterin ilanıdır.
Bu topraklarda bazı kulüpler kurulmuştur...
Bazıları ise doğmuştur.
Fenerbahçe Spor Kulübü işte o doğanlardandır.
ünkü onun harcında yalnızca futbol yoktur; cephe vardır, direniş vardır.
Toprağa düşenlerin ardından dimdik ayakta kalma iradesi vardır.
3 Mayıs 1918'de Mustafa Kemal Atatürk'ün adım attığı o kulüp binası, sadece bir ziyaretin değil, bir tasdikin tarihidir.
O yüzden bugün bir kutlama değil, bir hatırlama günüdür.
Kim olduğumuzu...
Nereden geldiğimizi...
Ve en önemlisi, neyi kaybetmek üzere olduğumuzu hatırlama günü...
Fenerbahçe, 1907'nin baharında Enver (Bey) Yetiker, Nurizade Ziya (Songülen) Bey, Ayetullah Bey, Necip (Okaner) Bey ve Asaf (Beşpınar) Bey ile arkadaşları tarafından kuruldu.
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün kulübü ziyaret ettiği gün, kulüp tarafından sembolik olarak kuruluş günü olarak kabul edilmiştir.
Doğru bir insan olmadıktan sonra ne tuttuğumuz takım, ne inandığımız dava bizi yüceltir.
Atatürk diyor ki, "Milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlerin avı olurlar."
Futbolun geldiği durum ortada.
Rakip, düşmana dönüştü.
Rekabet kavgaya...
Bu noktaya birden gelmedik.
Başlangıcı, 'tarihimize yabancılaşmak' diye düşünenlerdenim.
Gelin, kısa bir yolculuk yapalım.
FENERBAHE'NİN EN GEN BAŞKANI: EMİRZADE ARİF BEYEmirzade Arif Bey. Fenerbahçe'nin 7. ve en genç başkanı. (1911-1912)
Arif Bey'in hikâyesi yaşından büyük...
Fenerbahçe 1911-1912'de, ilk İstanbul Ligi şampiyonluğunu, Arif Bey'in hem futbolculuk hem de kulüp yöneticiliği yaptığı bu dönemde namağlup olarak elde etti.
Henüz 18 yaşındaydı.
Cephede savaşır...
26 saat at sırtında yol gelir...
İstanbul'da maça çıkar...
Sonra yine cepheye döner.
26 yaşında, 19 Kasım 1919'da Bor Ovası'nda şehit düşer.
Bir futbolcu...
Bir asker...
Bir karakter.
İşte bu yüzden Yüzbaşı Emirzade Arif Bey...
FENERBAHE-GALATASARAY- BEŞİKTAŞ OCUKLAŞTIÖnce Balkan Savaşı, ardından I. Dünya Savaşı, Türk futbolunu da derinden etkiledi.
Sahada çocuklar vardı...
ünkü büyükler cephedeydi.
1916-1917 sezonunda lig 15-16 yaş grubundaki çocuklarla oynanabilmişti.
1916-1917 sezonunda; Fenerbahçe'nin elinde 3, Galatasaray'ın 2, Beşiktaş'ın ise sadece 1 futbolcu kalmıştı.
Kayıplar nedeniyle 1916-1917 sezonunda lig 15-16 yaş grubundaki çocuklarla oynanabilmişti.
Galatasaray'ın 13, Fenerbahçe'nin 11, Beşiktaş'ın ise 6 futbolcusu cephelerde şehit düşmüştü.
Sayısız gazi yanı başında.
ocuklaşan sadece üç büyükler değil, koca bir memleketti...
OMUZLARA YÜKLENEN TARİHİ MİSYONTarih, Fenerbahçe'nin omuzlarına yüklenen tarihi misyonlarla dolu.
Sarı lacivertliler bir yandan Anadolu'da Kemal'in askerlerine silah taşıyor, diğer yandan işgal güçlerini mağlup ederek halka moral aşılıyordu.
Bu yüzden kulüp 1920'de kapatıldı.
Sebep: Anadolu'daki asilere (Kuvayi Milliye) silah, cephane sağlamak ve müttefik kuvvetlere (İngiltere ve Fransa) karşı düşmanca duygular beslemekti!
İNGİLİZ KURNAZLIĞI
Kurtuluş Savaşı yıllarında Şehit Ariflerin ateşlediği Fenerbahçe, işgal kuvvetleri takımlarıyla yaptığı 50 maçın 47'sinden galip ayrılmıştı.
İngilizler ve Fransızlar, 'Belki bu sefer yeneriz' umuduyla durmadan Fenerbahçe ile maç yapıyor, her seferinde hüsrana uğruyorlardı.
Kaybedilen 3 maç ise şaibeliydi.
Bu durum İstanbul'daki İngiliz Orduları Başkomutanı General Harrington'u çıldırtıyordu.
Fenerbahçe'nin mutlaka yenilmesi gerekiyordu.
Giderayak, sırf bu amaç için turnuva düzenlendi.
Liverpool'un kalecisinin yanı sıra Cebelitarık ve Mısır'daki İngiliz askeri güçlerinden, 4 profesyonel futbolcu getirtilmişti.
'Defalarca yenilsek de akıllarda son maç kalır.' diye düşünüyordu İngiliz General.
Klasik İngiliz kurnazlığı...
General Harrington İstanbul gazetelerine şöyle bir ilan verdi: "Gardler Muhteliti Türk kulüplerine meydan okuyor. Galibine, Başkumandanın adını taşıyan büyük bir kupa verilecek bu maça Türk kulüpleri diledikleri gibi takviye de alabilirler."
Kendilerinden çok emindi İngilizler.
Fenerbahçe'nin cevabı kısa ve netti: Fenerbahçe Kulübü yalnız kendi kadrosuyla bu maçı şartsız olarak kabul eder.
YETER Kİ BU MAĞRUR İNGİLİZLERİ YENİNFinal, milli özgürlüğe yürüyüş maçına dönüşmüştü adeta.
Galatasaray, sarı kırmızılılara adını veren

29