Derbi ve Kırık Kalp Sendromu

Kalp kırıklığı, dilimizde çoğu zaman duygusal bir yaranın ifadesidir. Oysa tıp dünyasında, yoğun üzüntü ve ani stresin tetikleyebildiği, belirtileri kalp krizini taklit eden gerçek ve ciddi bir rahatsızlık var: Kırık Kalp Sendromu.

Fenerbahçe taraftarının son 20 yılda yaşadıkları düşünüldüğünde, kırık kalp sendromunun mecazi anlamıyla camianın ruh halini ne kadar iyi anlattığı ortaya çıkıyor. Bitmeyen hayal kırıklıkları, son anda yitirilen şampiyonluklar, tartışmalı kararlar ve bir türlü sona ermeyen şampiyonluk özlemi...

Hafızaları biraz tazeleyelim.

DENİZLİ FACİASI

Fenerbahçe 22 Nisan 2006'da Galatasaray'ı evinde 4-0 yenmiş son 3 haftaya girilirken şampiyonluk yarışında ipleri eline geçirmişti.

Ligin son maçında Denizlispor'u yenerse şampiyon olacaktı.

Kuralların uygulandığı bir ülkede tatil edilmesi gereken maç, yaşanan onca skandala rağmen oynatılmış, mücadele 1-1 sona erince şampiyon Galatasaray olmuştu.

LÜTFÜ ARIBOĞAN SAHNEDE

2009-2010 sezonunda bu kez şampiyonluk yarışının kaderi, Diyarbakırspor üzerinden şekillendi.

O sezon Türkiye futbol tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir skandala imza atıldı.

6 Mart 2010: Diyarbakırspor – Bursaspor

Karşılaşma, yardımcı hakem Kemal Yılmaz'ın sahaya atılan yabancı bir maddeyle yaralanması üzerine 16. dakikada tatil edildi.

14 Mart: İBB – Diyarbakırspor

Bu karşılaşma da taraftar olayları nedeniyle 88. dakikada, İstanbul Büyükşehir Belediyespor 1-0 öndeyken tatil edildi.

16 Mart: Mahmut Özgener başkanlığında toplanan TFF Yönetim Kurulu, Diyarbakırspor-Bursaspor maçında Diyarbakır ekibinin 3-0 hükmen mağlup sayılmasına karar verildi.

Tesadüfe bakın ki kararı kamuoyuna açıklayan isim dönemin TFF başkan vekili Lütfi Arıboğan'dı.

Futbol Müsabaka Talimatı'nın 20. Maddesi netti: Bir sezonda iki kez hükmen mağlup sayılan takım doğrudan bir alt lige düşürülür.

19 Mart:

TFF Yönetim Kurulu İBB – Diyarbakırspor karşılaşması için farklı bir hukuki yol izledi.

Futbol Müsabaka Talimatı'nın 21. maddesini uygulayarak maçın yarıda kaldığı andaki 1-0'lık skorunu tescil etti.

Karara Denizlispor ve Sivasspor itiraz etse de Tahkim Kurulu, tescil kararını onadı. Hem de oybirliği ile.

İki Diyarbakırspor maçının da hükmen sonuçlandırılması halinde Fenerbahçe'nin 76 puana ulaşacağı, Bursaspor'un ise 75 puanda kalacağı bir tablo ortaya çıkıyordu.

12 Ekim 2010'da TFF, 20. maddenin 4. fıkrasını değiştirdi.

Yeni düzenlemede aynı sezonda ikinci olayda hükmen mağlubiyet, üçüncüde buna ek olarak puan silme, dördüncüde ise ligden çıkarma ve bir alt lige düşürme getirildi.

KADERİN CİLVESİ

O yıl Diyarbakırspor, Denizlispor'la birlikte küme düştü.

Her iki takım da yıllar içinde profesyonel liglerden koptu.

Süper Lig tarihimizin 5. Şampiyonu Bursaspor ise 2019'da Süper Lig'e veda etti.

Bir ara 3. Lig'e kadar düşen yeşil beyazlılar bugün 1. Lig'de.

3 TEMMUZ: BİR CAMİANIN KALBİNE DARBE

Fenerbahçe, yaşadığı yıkımlara rağmen ayağa kalkmayı bildi.

2010-2011 sezonunda şampiyon oldu.

Sıradaki hedef Avrupa'da kalıcı olmak ve burada da kupa kazanmaktı.

Kulüp bu yolda emin adımlarla ilerlerken 3 Temmuz 2011'de şike kumpası her şeyi alt üst etti.

Bu kez kırılan yalnızca taraftarın kalbi değildi.

Kulübün itibarı, ekonomik değeri ve geleceğe ilişkin planları da ağır yara aldı.

Fenerbahçe Sportif A.Ş.'nin 2011'deki piyasa değeriyle bugünkü değeri arasındaki uçurum, yaşanan kaybın boyutunu gösteren başlıklardan sadece biri.

Bu işin maddi tarafı.

Meselenin bir de hukuki tarafı var.

3 Temmuz'un kumpas olduğu ortaya çıktı.

Hukuki süreçte Fenerbahçe elinin çok güçlüydü.

Buna rağmen CAS'taki davasını geri çekti.

Ali Koç, 2013'te yaptığı açıklamada, Şenes Erzik öncülüğünde CAS davasının geri çekilmesi halinde EURO 2020'nin Türkiye'ye verileceğine inandırıldıklarını söyledi.