Suriye'nin devlet olma ve kalma kimliği

*

Geçmişe uğramayalım dedik ama yine daldık. Efendim Suriye'nin insan merkezli devlet oluşu, Yavuz Sultan Selim'in 1516 fethinden, 1918 yılına kadar geçen 402 yıldır.

Ne bu yıllardan önce ne bu yıllarda sonra istikrar yüzü ve istiklal yüzü görmemiştir. Çok kadim ülkedir ama tüm kadimlikleri yerle bir edilmiştir.

Günümüze geldiğimizde Suriye'nin devlet olma ve kalma ihtiyacı vardır. Bunun için de Türkiye ile omuz omuza vermek gibi tarihi bir borcu yerine getirmek zorundadır.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın sıkça vurguladığı; "Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyuyoruz" demesi boşuna değildir.

Suriye halkı ile Türkiye halkı, "amentü kardeşliğinde" bütünleşmiş Müslüman halklardır. Birbirimizin malında gözümüz yoktur.

Birbirimizle kardeş olarak birlikte kazanmak, birlikte çalışmak, birlikte başarmak ve birlikte büyüyerek bağımsızlığımızı korumak mecburiyetindeyiz.

*

Ticaret Bakanımız Ömer Bolat, Türkiye İhracatçılar Meclisi başkan ve üyeleri ile işadamlarının Suriye ziyareti, iş birliği adına önemli gelişmelere sebep olmuştur.

Şam'da halk bazında yaptığım gözlemlerde biraz umutsuzluğa kapılsam da Halep'e geldiğimizde umudumuz yükseklere çıkmıştır.

Biz oradayken, PKK bağlantılı YPG/SDG feshedildi. Bu fesih bile Suriye'nin artık bağımsız bir devlet oluşunun önemli adımlarından birisiydi. Lakin şu gerçeği unutmamalı.