Siyasette samimiyetsizlik çaresizliktir
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Siyasetteki samimiyetsizliğin sebebi; sistemde değil, sistemi ete kemiğe büründüremeyen insan malzemesindedir.
İçinde yaşadığı toplumun dini-milli değer yargılarını bilmeyen, anlamayan ve daha da kötüsü, bunlara düşmanca tavır takınan siyasi bir zihniyet, elbette çaresizlik sergileyecektir.
Siyasette samimiyetsizliğin bir başka yönü de milletin kurduğu bir devletin bekasını ve beka temellerini sarsmaktır. Muhalefetin siyasetteki çaresizliklerinden birisi de bu haldir.
Yüz elli yıldır feleğin çemberinden geçmiş kadim bir milletiz, devlet deneyimi yaşamamış muz cumhuriyetlerinden değiliz.
Siyasette samimiyetsizlik, elbet sadece muhalefette görülmüyor. İktidar da kadim değerlerin hoyratça harcanması ve tüketilmesinde, muhalefetten aşağı kalır değil.
Milletimizin kadim değerlerine dair meselelere sahip çıkılmasını sadece Cumhurbaşkanımız Erdoğan'dan beklemek, ucuz bir çaresizliktir.
Bu durum; "Gün bugündür yarın ne olacağı belli olmaz" kaygısıyla elini taşın altına koymamak, riske girmemek, kişiyi vazifeden kaçışa sürükler ki, samimiyetsizliğin dik alasıdır.
Tayyip Bey, milletimiz ve devletimiz adına risk almasaydı, Türkiye yüzyıl da gelemediği noktaya 20 yılda gelebilir miydi Ayrıca siyasette iktidar olmak için risk almak öncelikli şarttır. İktidar olmanın her anı risk demektir.
Risk almaya gücü olmayanların yahut ürkek ve korkak olanların, devletin makam ve mevkilerini meşgul etmesine müsaade edilmemelidir. Geçelim.
•
Muhalefetin işi kolay! Hava bedava, su bedava, ekmek bedava, imtiyaz, makam, mevki, para gani! İktidar olma umutları kaybolmuş bu fotoğrafı herkes görmektedir.
Kendilerini toplumun geneline karşı savunabilecek değer yargıları olmayan siyasetçilerin en bildikleri meslek; hakaret, yalan, tutulmayacak sözler, inkâr, kaos ve kargaşadan medet ummak gibi bir yığın karanlık yollara tevessül etmeleridir.
Bu yolda seyreden siyasetçiler, toplumun inancıyla ve gerçekleriyle yüzleşmeyi reddederler. Doğal olarak hırçınlaşır ve gündüzü bile gece sanırlar.

20