Siyasetçinin otostopçusu

Siyaset sanatı her şeyden önce düşünen insan ister. Devletine, milletine, tarihine, medeniyetine yabancı siyasetçiden düşünen siyasetçi çıkmaz, menfaatperest siyasetçi çıkar.

Muhalefet kanadında olup bitenlere baktığınızda nice böyleleri görülebilir. Ülkemize, devletimize, milletimize karşı yapılan bütün işleri anlamak yerine sadece küfretmektedirler.

Yazının başlığı da Rasim ağabeye ait. 23 Şubat 2020 tarihli yazısında şunları kaydeder. Yazı aynı zamanda "Yaşayan Ölülerin Şamatası" kitabında da yer almaktadır.

"Vaktiyle bir siyasal parti başkanı hükümet kurmak için başka partilerden milletvekili dilenmişti. 'Kumar borcu olmayan 11 milletvekili istiyorum" diye ilan vermişti.

Böyle söyleyerek kendince ahlaklı davrandığını göstermek istiyordu. Oysa talebin zatındaki ahlaksızlığın farkında değildi.

Kumar borçları var mıydı yok muydu bilemem ama çıkarlarını kolladıkları kesin olan 11 milletvekili, kendi partisinden ayrılıp otostopçunun partisine atlamışlardı. Onlar da otostopçuydu çünkü.

Kendi zati imkânlarıyla bekledikleri hedefe ulaşmayı hem göze alamıyor hem gözlerine kestiremiyorlardı.

Önlerinde duran otoya atladılar ve ilk kavşağa kadar da yol aldılar. Ama ilk kavşakta ortalıkta kalakaldılar. Meğerki başka bir himmet sahibi sürücüye denk geleler.

Siyaset alanında böyle otostopçular eksik olmuyor. İlk bindikleri oto ile yol ayrımına gelenler, orada yolcu olduklarını unutarak şoför mahalline kurulmaya gözlerini dikebiliyor.

Ne var ki, böylesi bir açıkgözlülük her zaman işe yaramayabiliyor. O durumda yeni bir oto beklemekten başka çare kalmıyor.