Bir de hakkını verelim. Günümüzde, "Dîvânu Lugâti't-Türk" kitabındaki sözlerin hemen tamamına yakınını merhum D. Mehmet Doğan, yüz bini aşkın kelimeyle, "Büyük Türkçe Sözlüğünde" toplamıştır.
Berrak dilimizin sözleri orada yaşıyor. Darısı Türk Dil Kurumunun; yazılı, sözlü hafızasında da yaşaması. Niye o sözlüğe bir türlü ısınılmıyor anlamak zor. Geçelim.
•
Konumuz "Şeyh Edebali mi, Edebalı mı" üzerineydi. Doğrusu elbet "Edebalı'dır" ama bir de asıl künyesini yazalım:
"İmadüddin Mustafa b.İbrahim b.İnac el-Kırşehri'dir. Malum 2026 yılı, Şeyh Edebalı'yı anma yılı olduğuna göre işe ismin doğrusundan başlamalı.
Bu hususta yıllardır Bilecik'te kendi öz kaynaklarıyla yayın yapan Şadi Erdal ve oğlu Mücahit Erdal'ın çıkardığı "Sakarya" isimli gazetenin ardından, şimdilerde "Bilecik Haber" ismiyle bölgeye yerli ve milli bir anlayışla hizmet sunan gazetenin haberiyle cevap verelim.
Bir de bu konuda "Bilecik Edebalı Kültür ve Araştırma Derneği" duyarlı davranmış ve dernek yönetimi, Şeyh Edebalı'nın isminin doğru kullanımına ilişkin Türk Dil Kurumuna resmi başvuruda bulunmuşlar ve şu açıklamayı yapmışlar:
"Bilecik Edebalı Kültür ve Araştırma Derneği olarak, uzun süredir gündeme gelen "Edebali mi, Edebalı mı" tartışmasına açıklık kazandırmak amacıyla Türk Dil Kurumu'na resmi başvuruda bulunduk.
Yapılan başvuruya Türk Dil Kurumu tarafından verilen görüş doğrultusunda, doğru kullanımın "Edebalı"

24