Şehirlerin kimliği içinde yaşayanların kimliği demektir

Şehirlerin kimliği; o şehirlilerin, çalışanların, barınanların, beslenenlerin, yönetenlerin, yönetilenlerin, dolayısıyla daimi yahut geçici ikamet edip; şehre siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel değer katanların kişilik ve inanç ölçüleri muvacehesinde (yüzleşmesiyle) oluşur.

Yerel seçim atmosferindeyiz ve çeşitli partiler, "en iyi aday bizim partinin" diye milletimize kendilerini anlatma yarışındadırlar.

Gözlemleyebildiğim kadarıyla seçimin muhalefet kanadı, insanımıza ve şehirlerimize hizmetten ziyade, bir öç alma hırs ve tamahı içerisinde hareket etmektedir.

Oysa siyaset, "insan olma" sanatıdır. Siyaset, "insani erdemler taşıma" sanatıdır. Siyaset, "insana ve insan hayatına hizmet etme" sanatıdır. Siyaset, "milletin inanç değerlerine sahip çıkma ve koruma" sanatıdır. Siyaset, "bir şehrin millete ait tarihine ve medeniyetine sahip çıkma" sanatıdır.

Bu ve benzeri tespitler çoğaltılabilir. Meramızı anlatmak için yeterlidir.

Siyasette dört kişi tehlikelidir. Mesela, TBMM'de ne kadar tehlikeli oldukları görülmektedir. Haliyle yerel yönetimlerde de tehlikelidirler. Bu dört kişiye dikkat edilmelidir.

TBMM ve yerel yönetimlerde şimdiye kadar bu dört sınıfın memlekete ve millete nasıl baktıklarını yaşamaktayız, görmekteyiz ve şahidiz.

Birincisi; ideolojik ve siyasi çıkar amaçlı para-mal temininde memlekete kastetmektir. Bunlar her yerde ve partide bulunabilir.

Aklını ayağının altına koymamış, ideolojik sebeplerle gözlerini kinle kör etmemiş normal her insan görebilir, anlayabilir.

İkincisi; milletimizin kutsal saydığı aile kurumu, ahlaki değerler, harem bildiği ve bellediği inanç temelli değerlere karşı batıl ve batıcı zihniyetlere yol vermek ve sahip çıkmak.

Üçüncüsü; ülkemizi ve milletimizi, ABD, Avrupa ülkelerinin yönetimleriyle, bunların Türkiye düşmanı kuruluşlarına şikâyet etmek ve yardım dilenmek!

Dördüncüsü; devlet başkanımız ve hükümetimizle uyum içerisinde çalışmayı ideolojik olarak reddederek, Batılı güçlerden ve terör örgütlerinden medet ummak!