Sakarya Türküsünü Cumhurbaşkanımız üzerinden okumak
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Birlik Vakfının 40. Yılında yine bir husus düştü aklıma. Dertleşelim.
Üstad Necip Fazıl'ın, "Sakarya Türküsü"nü, bir de Cumhurbaşkanımız Erdoğan üzerinden okumalı.
Üstadın, 1949 yılı Türkiye'sinin en karanlık döneminde, yarınlara umut dolu yazdığı şiirin her mısraı, Cumhurbaşkanımıza miras bırakılmış gibidir.
Üstad da zaten; "Sakarya Türküsünü en güzel bu genç adam okuyor" diye Tayyip Bey'i işaret etmiştir.
Sakarya Türküsünü okurken, göz ve gönül ekranına Tayyip Bey'in siyasi hayata atıldığı 70'lerin başından itibaren yaşadıklarını getirerek okumalı. Peki, kimler okumalı
Devlette ve teşkilatlarda, Tayyip Bey'in izinde olanlar; "vicdan, akıl, mantık ve ölümden sonraki hayata iman ediyorlarsa" okumalılar. Yoksa şiir çayda çıradan öte gitmez.
Sakarya Türküsü, 1940-1950 arasında, "Elhamdülillah Müslümanım" diyen herkesin bir şekilde zulme uğradığı, Necip Fazıl'ın da bizzat yaşadığı devirdir ve amentü sahibi herkese bırakılmış umut mirasıdır.
Bu mirası elbet üstlenenler olmuştur ama bizzat üstlenen ve hâlâ da ağır şekilde yaşayan Tayyip Bey'dir. İsterseniz buyurun bazı mısralara:
•
"İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir".
Maalesef kir akan oluklara özenen nur akan oluklar, öyle kirlenmekte ki, kirliliklerini temizlik sanmaktalar. Nefsin akla galebe gelmesi bu olsa gerektir.
"Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için".
İşte bu mısralar da Tayyip Bey'i anlatmaktadır. İktidar sayesinde tuzunu kurutup, kendilerini bu seviyeye getirenlere sırt dönerek, kirli cephelere yelken açanlar utansın.

23