Ramazanı şerifin selameti adına

Ramazanı şerifin selameti adına

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Önce Ramazanı şerifimiz, kabul edilir dualar ve amellerimizle mübarek olsun.

Oruç ayımızın selameti adına dini bilgiler verici yahut nasihatler söyleyecek değilim.

"Ele verir talkını, kendi yutar salkımı" sözünce, böyle yapanlardan olmamaya gayret eder ve bu halden çok utanırım. Allah utanç verici işlerden muhafaza eylesin.

Atasözümüzün manasına da bakalım. Çünkü günümüzde öyle bir dil ve din iflası yaşıyoruz ki, "Talkın" kelimesini duymayanlar var.

Bu sebeple atasözünü açıklama ihtiyacı duyulmaktadır. Manası şudur:

"Başkalarına öğüt verip tutmalarını ister ama kendisi tutmaz. Üstelik bir de tam tersini yapar". İşte en azından Ramazanın mübarekliği adına böylelerinden olabildiğince kaçmalı.

Tabii günümüzde bu tür boşboğazlardan uzak kalmak ve tavır koymak kolay değildir. Çünkü din ile nefis arasındaki mesafeyi kapatmak sağlam amentü ister.

Azıcık dert yanıp, "neler yapılabiliriz" babından bir iki noktada hasbihal edebiliriz.

Günümüzde dinimizin kabuğuyla uğraştığımız kadar özüyle uğraşmıyoruz. Her birimiz âlim seviyesinde Müslümanlarız. Tövbe!

Kulaktan dolma ve müsteşriklerin uydurdukları birtakım dini meselelerde savrulmaktan ve onlarla yorulmaktan esas hayatımıza tekabül eden hususları es geçiyoruz.

Yukarıda da demeye çalıştım. Dini konularda ciddi bir iflas yaşıyoruz. Bunun nedenlerinden birisi de dilimizi, Batı dillerine dönüştürmeye çalışmamızdandır.

Her vakit zihinlere nakletmeye çalışıyorum. Türkçe Müslüman bir dildir. Dünyada dilini Müslümanlaştırmış yegâne millet bizizdir.

Önce dilimizi, dini milli değerlere göre tekrar düzenlememiz lazım. Tırpanlanan dilimizi yeniden ihya ve imar etmezsek, dinimizi anlatmamız ve anlamamız mümkün değildir.

Neyse bu hususta pek dertliyim, esas mevzuumuza dönelim.

Malum her türlü iletişim araçlarının tufan gibi estiği bir medya çöplüğüyüz. Hiçbir geri dönüşüm tekniğinin başarılı olamayacağı kadar içinden çıkılmaz bir çöplük.