Objektiflik veya tarafsızlık tuzağı

Objektiflik veya tarafsızlık tuzağı

HÜSEYİN ÖZTÜRK

İçteki ve dıştaki Batıcı batılların; İslam âlemine yukarıdan bakan, öteki olarak kodlayan, kendi fikirlerini mutlak doğruymuş gibi kabul eden bir bakış açısı vardır.

Buna da objektiflik veya tarafsızlık denilmektedir. Bu anlayış, "objektiflik" veya "tarafsızlık" kavramlarının içini ihanet kurgularıyla doldurmaktır.

Tarihin akışı içerisinde; ön yargı, peşin hüküm ve geçmişimizi reddetmekle dolu düşmanca bir yaklaşımla, hangi objektiflik ve tarafsızlık Elbet bu bir tuzaktır.

Tarihimiz boyunca belirli bir mesafeden; önce eleştirel, sonra reddederek, çeşitli konum ve mevkilere gelmek isteyen tuzak sahiplerine inanamaz ve güvenle bakamayız.

Baktığımızda ne olur

Farkında olmadan yavaş yavaş, sinsice batılı gibi düşünmeye, onlar gibi analiz etmeye, onların kavramsal çerçevesiyle kendi dünyamızı yorumlamaya başlarız.

İşte mütedeyyin kesimdeki hızlı savrulmalar bunun göstergesidir.

Bu bilinçli bir tercih olmaktan çok, fark edilmeden gerçekleşen, adeta bir zehirlenme gibi işleyen zihinsel dönüşümdür.

Belki bazılarımız; "gerçeği kabulde zorlandığı için ben böyle düşünmüyorum" diyebilir. Ama civcivin çıktığı kabuğu beğenmediği gibi değer yargılarımızın dünyevistliğe doğru kaydığı da pek aşikârdır.

Böylece zamanla kendi toplumumuza, kültürümüze, inanç değerlerimize, medeniyetimize yabancılaşmakta ve burun kıvırdığımızı bile fark edememekteyiz.

Yani kendi evimizde kendimizi turist gibi hissetmekteyiz. Kendi insanlarımız arasında yaban kaldığımızı görememekteyiz.

Neden Çünkü bizi biz yapan düsturlarımıza, batılların ölçütleriyle, onların değer sistemiyle bakıyoruz da ondan. Bu hal, yabancılaşma değil midir

Doğal olarak, köklerimizle olan bağımızı dinamitlemekten ve yok etmekten başka bir şey yapmamış oluruz. İsteyerek zihnimizde gönüllü sürgüne gitmekteyiz.

Kendi medeniyetimizi, kendi toplumumuzu, kendi dünyamızı anlamaya çalışırken, bunu içeriden bir bakışla yapmakla yükümlüyüz. İnancımız böyle söyler.