Her iki ülke arasındaki kültürel zayıflık hâlâ giderilememiş, bir türlü aynı medeniyetin ve inancın mensupları olan kardeş iki toplum arasındaki bağlarımız sağlanamamışsa da ekonomik olarak yol alınmaktadır.
Bunun sebebi de kültürel kodlarımızı tarihi değer yargılarımıza göre değil, daha çok Batı normlarına göre dönüştürmeye çalışmamız yüzünden maalesef hem kendi hem kardeş toplumlarla bir ve bütünleşmekte zorlanmaktayız.
•
Galiba bu eksikliği de yine milletimiz ve devletimiz adına, Ticaret Bakanımız Ömer Bolat üstlenecektir.
Sayın Bolat kırk yılı aşkındır, iş dünyasını tabandan tavana her kademesini tanır, bilir ve bizzat yaşadığı için ülkemiz adına büyük bir kazançtır. Bunu Şam ve Halep ziyaretlerinde de gördük.
Sayın Bolat ticarete sadece "para kazanma" gözüyle ve düşüncesiyle bakmaz. Ticaret sayesinde ikili münasebetlerden, toplumsal ve uluslararası ilişkilere kadar insanı önceleyen ve helal yoldan kazanç sağlanması gerektiğine inanan bir isimdir.
Bu manada, Müslüman ülkelerdeki ticari ortaklıklarımızın ana merkezini "Ahilik Sistemi" teşkil etmelidir. İki Müslüman tacirin arasındaki adalet terazisi Ahilik kurallarıdır.
Şimdi denilebilir ki, "Sen nerenin Türküsünü çığırıyorsun, hangi çağda yaşıyorsun". Yazının başlığındaki atasözleri geçmiş ve gelecek bütün çağlar için geçerlidir.

25