Harabad ehlinin tarihi mi olur

Tabii harab olmuş malum eserlerin pek çoğu, CHP'li belediyelerin olduğu şehirlerde. İsteyen, dileyen ilgili belediyelerdeki tarihin tahribini görebilirler.

Tasavvuf Tarihi Hocası Prof. Dr. Mustafa Kara, geçenlerde önemli bir hususa değinerek "Harab Mabed ve Rıza Tevfik" üzerine bir yazı kaleme almış ve şu ayeti kerimeleri hatırlatmıştı:

-"Allah'a ibadete mahsus yerlerin/mescidlerin bakım ve hizmetini üstlenme hakkı sadece ve sadece Allah'a ve ahirete iman eden, namazı hakkıyla kılıp zekâtı veren ve yalnız Allah'tan korkup çekinen kimselere aittir Pek tabii ki ancak böyleleri umduklarına kavuşacaktır". Tevbe,9/18.

-"Allah'ın adının anılmasına, Ona ibadet edilmesine engel olan ve o mescidlerin terkedilmiş, harap mekânlar haline gelmesi için uğraşan kimselerden daha zalim/kafir kim olabilir.." Bakara, 2/114

Evet, hoca böyle diyor. Bu iki ayet üzerinde tefekkür lazım! Eğer bir yerde tarihi cami varsa, bir külliyenin parçasıdır ve o belde de; hamam, medrese, çeşme, mezarlık, imarethane külliyeye ait demektir.

Yani camileri imar etmek yetmiyor. Rıza Tevfik ve benzer şairler gibi tarihe pişmanlık şiirleri yazdırmamak lazım gelir.

1869-1949 yılları arasında çok farklı tecellilerle dolu bir hayat yaşayan Rıza Tevfik'in şiirini, 1940 ila 50 arasında tarihi eserlerimizin harab edilip, yok sayıldığı yılları hatırlayarak okumalı.

Vardım eşiğine yüzümü sürdüm,

Etrafını bütün dikenler almış.

Ulu mihrabında yazılar gördüm,