O yılara gitmeden bugüne dair şunu da söylemeden geçemeyeceğim.
Özellikle savunma sanayiinde yaklaşık 80 yıl dışa bağımlı kaldık. Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan'ın millet iradesiyle iş başına gelmesiyle, bugün savunma sanayiinde geldiğimiz nokta, dünyaya parmak ısırtmaktadır.
Sadece devletimize ve milletimize karşı mensubiyet ve mesuliyet hissiyatını kaybetmiş siyasi ve ekonomik şebekeler inkâr etmektedirler. Geçelim.
•
Geçtiğimiz hafta Gaziantep intibalarımızdan bir kısmını yazmıştık. Birkaçı kalmıştı.
Gaziantep'in, Fransız ve İngilizlere karşı savunulmasında düşmanın silahlarına sahip olmayan bir millet vardı.
O günleri, Araştırmacı-Yazar Mehmet Fatih Bozkurt'un kaleminden özetleyelim:
"Fransız kuşatması sırasında Gaziantep'in dış dünyayla bağlantısı tamamen kesilmiş, cephane kaynakları tükenme noktasına gelmişti.
Tam da bu kritik süreçte, 10 Aralık 1920'de Sabun Hanı'nda kurulan İmalat-ı Harbiye Fabrikası, şehrin direniş umudu oldu.
Bu fabrikanın hayati bölümü ise baruthaneydi ve başında; "Baba Cafer", "Cafer Ağa", "Cafer Usta" ve "Hıyamlı Cafer" isimleriyle geçen kahraman bulunuyordu.
Cafer Usta'nın görevi, mücahitlerin tüfeklerinde ve elde imal edilen Özdemir Bombalarında kullanılacak barutu üretmekti.
Kuşatma altındaki şehirde hiçbir sanayi imkânı yokken, tamamen yerli ve geleneksel yöntemlerle günde yaklaşık 15 okka yani 20 kilogram barut üretmeyi başardı.

30