Ev demişken
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Etrafımızdaki savaştan daha önemli bir mesele "ev ve aile" meselesidir. Biz "ev ve aile" toplumuyuz. Bunları kaybettiğimizde millet ve devlet olarak her şeyi kaybederiz.
Evler otel lobisine dönüşmeye devam ediyor. Sosyal hayatın bütününe baktığımızda, her konuda yaşanan problemlerin başında ev ve aile mefhumunun tahrip edildiği bir vakıadır.
Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulunda kaç kişi var ve kimler nasıl çalışmalar yapıyor bilemeyiz ama bu kurulun, ülkenin tamamında; "ev ve aile nereye gidiyor" diye araştırma yapması ve yaptırması elzemdir.
Evlerin ekseriyeti, sevgi ve saygının garazsız ivazsız olarak yaşandığı, menfaat hesabının bulaşmadığı, paylaşma ve dayanışmanın hayata geçirildiği evler olmaktan çıkmış vaziyette. "Sen de kazanıyorsun, ben de kazanıyorum" bencilliği had safhada!
Birçok evin hali uzun soluklu "geçici göçmen evleri" halinde! Aile bireylerinin gidecekleri bir yerleri olmadığı için aynı çatının altında ayrı dünyaları yaşıyorlar.
•
Aileyi yıkmak; bir ülkeyi topsuz tüfeksiz yıkmakla eş değerdedir. Ruhen, bedenen ve zihnen sağlıklı fertler; ancak sağlıklı aileler içinde gelişir.
Evlerde; duvarlardaki televizyonlar vasıtasıyla, koltuk veya kanepelerde ellerdeki telefonlarla sürekli bir saldırı hali yaşanmaktadır.
Aile ve evi perişan etmek üzere sponsor projeli dizilerle evler ve aileler; silahsız, terörsüz işgal edilmekte ve aile birliği, zihinsel ve bedenen tahribata uğramaktadır.
Sokakta bir baba yahut anne, evlatlarıyla görmek istemedikleri sahneleri, evlerinde rahatlıkla izleyebiliyorlar. Sokaktaki görüntüye razı olmayanlar, evlerinde razı oluyorlar.
Bu proje ve sponsorlar emellerine ulaşırken, bu emellere maddi-manevi olarak kucak açanlar; evlerinde elleriyle, gözleriyle, paralarıyla heba edilişlerini seyredebiliyorlar.
İhanet medyası başta olmak üzere pek aynı tıynetteki kanallardan saldırıya uğrayan aileyi korumak adına devlet ve ahlaklı sivil toplum örgütlerinin "ev ve aile" kalesinin korunması için millet-devlet eliyle çareler üretmelidir.

18