Dünyadaki mazlumlara koşan Türkiye

Dünyadaki mazlumlara koşan Türkiye
HÜSEYİN ÖZTÜRK

Müslüman bir millet olarak vefa ve ahde vefa toplumuyuz. Dini milli değerlerimizin temelini oluşturan vefa ve ahde vefa hasleti, bizi biz yapan ana kütlemizdir.

Dünyanın telaşı ve kargaşası arasında garip bir baş döngüsü yaşıyor olsak da mesele gelip dini milli hususlara dayanınca, birden dirilir ve kendimize döneriz.

Ramazan'ın sonuna yaklaştığımız şu günlerde; Afrika, Asya, Filistin, Yemen ve Balkanlara kadar dünyanın neresinde mazlum Müslümanlar varsa, hayırseverlerimizin zekâtları, fitreleri, sivil toplum vasıtalarıyla dağıtılıyor ve mazlumların yüzü gülüyor.

Bütün bunlar, mahalledeki çarşıya çıkmaya benzemiyor. Eğer Türkiye güçlü bir ülke olmasaydı, buralara gitmek değil, adlarını bile anamazdık.

Güçlü Türkiye'nin lideri Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın dünyadaki gücü olmasa ve hükümet; dine, diyanete, milli meselelere karşı duranların elinde olsaydı, hayırseverler irticadan suçlu sayılırdı. Geçmişte yeşil sermaye diye suçlandılar.

*

Şu günlerde mazlum coğrafyalarda Ramazan ve bayram sevinci yaşanıyor hamdolsun, şükürler olsun.

Bu sevinci yaşatan ve bu sevinçle nasiplenen tek Müslüman ülkeyiz. Bu sebeple hem içeriden hem dışarıdan düşmanlar birlik ederek, önümüzü kesmek istemektedirler.

Şu hakikati inkârdan vazgeçmiyorlar. Biz merhamet milletiyiz, zekât milletiyiz. Amentü milletiyiz. Köklerimizin, genlerimizin gereği böyle!

Fedakârlık, dayanışma, sahiplenme, paylaşma gibi hasletler, bizden başka milletlerde sadece menfaat karşılığı olarak kullanılmaktadır.

Son 23 sene öncesine kadar seksen yıldır ne buhranlı günler geçirdik. Darbeler, yokluklar, yoksulluklar gördük ama yıkılmadık, vazgeçmedik, bıkmadık, topraklarımızın her bir yanı, şehit bekçilerimizle dolu ve İstiklalimizi koruduk, birbirimize sahip çıktık.

Bu gücün sebeplerinden birisi de ısrarla ve inatla korumaya çalıştığımız aile yapımızın sağlamlığı olmuştur.

Her ne kadar aile bağlarımız üzerine zındıklar