Siyaset ise menfaatlerin değil, mesuliyetlerin titizlikle yerine getirildiği bir ahlak sahasıdır.
•
Selçuklu ve Osmanlı devlet yönetim sisteminde, devlet idarecilerine dair kavramların çoğu; güçten değil, yükten bahseder. Yük olan idareci yerine, yük alan idareciden söz eder.
Bugün muhalefetin bütünü, devlete de millete de yük olmakta ve devlet hesabına, kalkınma hesabına, milli birliğimizin hesabına gözlerini bile kırpmamaktadırlar.
Milletin adamı Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan düşmanlığında ittifak ettikleri kadar başka bir hiç hususta ittifak etmemektedirler.
Siyasi körlük ve siyasi aymazlığın zirvesinden inmeyen muhalefetin unutmaması gereken ahlaki değer şudur:
R. Tayyip Erdoğan bu milletin seçtiği devlet başkanıdır. Dünya, ilk defa Türkiye Cumhuriyeti Devletini gıptayla izlemektedir. Bu hale düşmanlığın adı siyaset olamaz.
•
Nizamülmülk, bir memleketin mamur olmasını, vicdanların mamur olmasına bağlar ve devletin taşının, toprağının, harcının temelini ahlaki değerlere bağlar.
Bugün, devlet millet yönetimine dair siyaset, kültür, sanat, ekonomi gibi çeşitli mecralardaki muhalefetin her türlüsü, toplumsal ahlaka karşı savaş açmıştır.
Yine siyasetin, daha doğrusu muhalefetin diline baktığımızda; devletimiz ve milletimize ait zerre mesuliyet ve mensubiyetten söz eden bir konuşmaya rastlamak zordur ve siyasi dil lağımlardan akmaktadır.

25