NATO toplantısı, devletimiz ve milletimiz açısından muhteşem bir gövde gösterisiydi. Milli iradenin tecellisinin hakiki manada neşvünema bulmuş haliydi.
Medeniyetimizin ve insaniyetliğimizin mayasında yer alan misafirperverlik ve beylik örneği muhteşemdi. Bu halden memnun olmamak, sevinmemek mümkün değil. Elbet öküz altında buzağı arayanlar oldu ve olacaktır.
Böyleleri ezikliklerini başka türlü gideremezler. Normal insanlar, muhteşem başarıya burun kıvırmak için öküz altında buzağı aramaz, büyük fotoğrafa bakarlar.
Büyük fotoğraf, millet-devlet bütünleşmesinin ve kucaklaşmasının tezahürüydü. Bu halden hoşnut olmamak, devletimize-milletimize nifak ve haset gözüyle bakmak demektir.
"Dünya beşten büyüktür" diyen Cumhurbaşkanımız; Türkiye'nin de, Türkiye'den büyük olduğunu gösterdi.
80 yıl (2003'e kadar) şapkasını önünden kaldıramayan Müslüman milletimiz, alnı açık yüzü pak bir şekilde dünyaya; "İşte liderim işte devletim" dedi.
•
Münafıklığın alametlerinden birisi de karşı tarafı duymak, dinlemek ve anlamak yerine; zihninde hazırladığı kirlilikleri boca ederek, hakikatleri saptırmaktır. Bunların geçmişi yoktur.
Geçmişini unutanlar, geleceklerini tasavvur edip inşa edemezler. Geçmişten geleceğe köprü kuran Cumhurbaşkanımıza minnet borçluyuz.
Bu sebeple bazı hususları hatırlamakta fayda vardır.
Mesela Türkiye Laik bir ülke diye, Ramazan ayında Müslüman milletimizin huzurunda, TBMM'de su içenler iş başında olsaydı, bu toplantıda ne kadar içki tüketilir ve devletin bütçesinden kim bilir hangi ülkeden ne kadar içki ithal edilirdi Dünü unutmamalı!

25