Birlikte Kırk Yıl Birlik Vakfı

Birlikte Kırk YılBirlik Vakfı

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Ülkemizin yüz akı vakıflarından birisi de Birlik Vakfı'dır. Dünya ve ahiret dengesişuuruyla vefa yüklü bir ilim ve eğitim yuvasıdır.

Milli Türk Talebe Birliği'nin mirası başta olmak üzere ezelden ebede istiklalimizinve istikbalimizin teminatı olarak her hizmette öncü bir kuruluşumuzdur.

29 Mayıs 1985 yılında, İsmail Kahraman ve R. Tayyip Erdoğan öncülüğünde; "vatanımıza, bayrağımıza, milletimize, devletimize, dinimize" sevdalı "dava erleri"tarafından kuruldu.

Kuruluşundan itibaren de vazgeçilmez bu meselelerde donanmış insan yetiştirmeküzere 40 yıldır hizmet vermektedir.

Tabii bu kırk yılın bir de esas zeminini oluşturan 20 yıl öncesi vardır. Bugünkü kırkyılın yolculuğu, 1965-66 yıllarında MTTB ile başlamıştır.

Bu manada Birlik Vakfı, yakın tarihin ekonomik, siyasi ve kültürel olaylarına şahittir.

Kırk yıl, hatta 60 diyelim, vakfın kurucuları, vakfa hizmeti geçen nice isimler, ülkemizin zor

zamanlarında, millet-devlet hesabına bedeller ödemişlerdir. Bugünlere kolay gelinmedi.

………………

Günümüzde 50 vilayetteki 55 şubesiyle yine aynı heyecanla hizmetlerine devam eden

Birlik Vakfı, kuruluşunun 40. yılını, Cumhurbaşkanımızın teşrifiyle taçlandırdı.

MTTB'den itibaren, vakfın kuruluşundaki isimlerden birisi de 27. Dönem TBMM

Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Başkan Vekili İsmail Kahraman'dır.

Kırkıncı yıl merasiminde; "Bir Kahraman, Bin Selam Kutlu Yürüyüş İsmail

Kahraman" belgeseli, yakın tarihe şahitlerle doludur.

Belgeselde hemen her hatıratın içerisinden, onlarca belgesel çıkaracak hadiseler,mevzuular vardı. Aslında birkaç yakın tarih kitabı dâhi çıkabilir.

Keşke sözünü sevmem ama yine yapsa yapsa Birlik Vakfı yapar. Yakın tarihinbilinmeyenleri, konuşulmayanları, yazılmayanları, bugüne ve geleceğe not edilmelidir.

………………

Belgeselde dile getirilen hadiselerin önemli kısmında, Cumhurbaşkanımız kendisi de

vardı ve İsmail Kahraman ağabey için:

-"Milleti ve memleketi için elini nasıl taşın altına koyduğunu, gerek sivil toplumçalışmalarıyla, gerekse siyasette üstlendiği görevlerle ülkemize hangi hizmetlerdebulunduğunu bir kez daha gördük.