Bir Devir Üç Veli
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Anadolu; medeniyetler, uygarlıklar, kültürler coğrafyasıdır. Sanki dünyanın ve insanlığın merkezî noktası gibidir. Ve öyledir.
İnsanlık tarihinin yazılıp da Anadolu'dan bahsedilmediği bir tarih yoktur. Hangi medeniyete uğrak vurulacak olsa, içinde mutlaka Anadolu vardır.
Bu topraklardaki son medeniyet ise İslam medeniyetidir. Kelime-i Tevhid sancağının dikildiği ve kıyamete kadar dalgalanacağı medeniyetin coğrafyası vatanımızdır.
İşte bu hafta tanıtmaya gayret edeceğimiz eser, bu kutlu toprakların manevi mimarlarını anlatan, "Bir Devir Üç Veli" isimli kitap.
Kapı Yayınlarından çıkan eserin yazarı Prof. Dr. Haşim Şahin. Haşim Şahin, dur durak bilmeyen iflah olmaz bir tasavvuf amelesi, araştırıcısı, konuşanı ve yazarıdır.
Dile getireceğimiz kitabında da "Ahi Evren", "Hacı Bektaş-ı Veli" ve Yunus Emre'yi kaleme almış.
Bin yıllık tarihimizin toplumsal ihya ve inşacılarından üçünü anlatmış.
……………….
Öyle bir devir ki, Anadolu'nun insansız bir bozkıra dönüşmesi için Moğollar tarafından yer ile yeksan edilme devri. Yani 13. yüzyıl.
Burada sözü kitaba bırakalım:
13. yüzyıl, Anadolu'nun en karmaşık dönemleri ve Moğol istilası… Halkın manevi iklime en çok ihtiyaç duyduğu zamanlarda zuhur eden üç büyük isim; Ahi Evren, Hacı Bektaş-ı Veli ve Yunus Emre.
Biri sosyal düzen sağlayıcılığıyla, diğeri kurmuş olduğu inanç sistemiyle, bir diğeri gönülleri deren irfanıyla Anadolu'yu mayalamış.
Ahi Evren, cömertlik ve yiğitlik üzerine yükselmiş ahilik kurumunun babasıdır.
Hacı Bektaş-ı Veli, uzun yolculukların ardından menzili Anadolu'da noktalanan ve bu topraklarda 'dört kapı kırk makam' anlayışıyla ruhları kâmil insan mertebesine ulaştıran velidir.
Yunus Emre, 'Buğday mı nefes mi' sorusuyla başlayan tasavvuf yolculuğunu, 'söz' ile zirveye taşıyan gönüllerin ve dillerin ihya ve imar ustasıdır.
Üç uludan doğan güneş, bugün hâlâ topraklarımız üzerinde parlamakta… Üç ulu, yüzyıllardır yaydıkları ışıkla ruhani yolculara, yolculuklara rehberlik etmektedir".

17