Bereket içerisinde kıtlık

Gergindirler, öfkelidirler, geçimsizdirler, hırs ve tamah sahibidirler, başkalarının zenginliklerine haset ederler, ailelerini ihmal eder ve topluma yön vermeye kalkarlar.

Dolayısıyla "Bereket" kavramı ilahi merkezli olduğu için böylelerine bir şey ifade etmez. İsrafları zirvededir ama israf etmediklerini söylerler.

İsraf, kişinin vicdanını heva heveslerine hapseder. İşin tuhafı en çok da israftan dem vurup, diğer insanların çok israf ettiğini dile getirip, kendi israflarının üzerini örterler.

Çok af edersiniz bunları söylemeyecektim ama sözün freni patladı. Çünkü gezip, gördüğüm yerlerde böyle öyle çok tiplere rastlıyorum ki, para denilince hırsları sebebiyle gözlerinden ateş fışkırıyor, israf denilince de "yemeyenin malını yerler" hesabına yatıyorlar.

Neyse esasa geçelim. Sizler de mutlaka böyle kimselere rastlıyorsunuzdur. Bir taktik vereyim, böyle şahıslara denk geldiğinizde, sözlerine hiçbir katkı vermeden sadece gözlerinin içine bakarak dinleyin, biraz sonra söylediklerinin riya olduğunu fark edeceksiniz. Geçelim.

Şükürler olsun bu yıl, "var yılı". Tabii şükretmesini bilenler için. Şükretmeyi şikâyet etmeye yeğleyenler için ise "var yılının" bir anlamı yok.

Dağlar, taşlar, bağlar, bahçeler, tarlalar birer bereket vadisi gibi. Anadolu'nun her yerinden muhteşem bereket fışkırıyor.

Yalnız bu bereketin önemli kısmı ağaçlarda, tarlalarda, bağlarda, bahçelerde pazara gelmeden veya getirilmeden yerinde çürüyor yahut sefil oluyor.