Bayramda Neler Konuşuldu
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Bayramda hava şartlarının ve tatilin kısa oluşu hasebiyle, İstanbul ve diğer şehirler boşalmadı.
Dolayısıyla İstanbul kalabalıktı. Bayram ziyaretlerinin başlıca konusu, iki kilometrelik yolun bile bir buçuk saat sürdüğü üzerineydi.
Eğer bayram olmasaydı, çile olarak değerlendirilecekti ama Ramazan ve bayramın hürmetine sabır ağır bastı, merhamet galip geldi.
Teknolojinin büyük oranda yardım ettiği bayramlaşmaların tadı olmasa da gönül savma açısından, hatırları koruma babından işe yaradı. Çare olmadığı bir tarafı vardı, kırgın ve dargınların barışmasını sağlamadı.
Barış ve kardeşlik, dijital yolla değil, gözle ve sözle kurulur. Tebessümün ve samimiyetin görülmediği yüz ve gözler, yalan söylemeye meyillidir, biraz da bencillik taşır.
Bu sebeple; gerçek manada "kardeşliği, dostluğu, arkadaşlığı, akrabalığı" yenilemek ve pekiştirmek için; kalplerde duygu ve düşüncelerin kenetlenmesi gerekir.
Ramazan ve bayramının halledemediği kardeşlik, başka yolla tesis edilmez, çünkü insanoğlu; gözden, kulaktan ve bunların son istasyonu kalpten beslenir.
Şimdilik bu hususu yarım bırakalım ve sırtlayıp ahirete götüremeyeceğimiz dünyalıklarımız yüzünden, birbirimize karşı telafisi mümkün olmayan ağır yükler yüklemeden, iç âlemimize yolculuk edelim.
……………….
Efendim bayramda neler konuşuldu
Siyaset, olmazsa olmazlardandı. ABD, İsrail, İran Savaşının; muallakta dolaştığı ve kimsenin pek akıl erdiremediği, bulanık bir havada geçtiği; "kim kimdir, av kimdir, avcı kimdir, bu avın esas amacı nedir" gibi sorular yüzünden yorumlar yapılamadı, yapılanlara da aldırış edilmedi.
Zatımca bu hal doğruydu. Çünkü kendisini uyanık zanneden tilki, pazarda en çok kendi postunun satıldığını bilmezmiş. Üçü de dünya kamuoyu nezdinde tilkidir.
Siyasette ve devlet yönetiminde elbet en çok takdir edilen Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve hükümetimizdi. Çok dikkatli, titiz bir iç ve dış politika izlendiği idi.
Hatta bu tespitler şöyle perçinleşiyordu:
"Etrafımız ateş çemberi. Savaşın gizli stratejilerinden birisi de

14