Azap Osman ve Kızı

Azap Osman da Yusuf ustaya varır:

-"Yusuf usta! Fransız ve Ermenilerin zalimliklerine karşı elimde ne silahım ne barutum var, ne olur bana yardım et" der.

Tüfekçi bu istek karşısında çaresizdir. Çünkü elinde yeterli tüfek ve mermi yoktur. Halk sadece silahsızlıkla değil, açlıkla da mücadele etmektedir.

Aradan bir müddet geçtikten sonra Azap Osman elinde bir tüfekle, Yusuf ustanın dükkânına gelir ve:

-"Usta tüfeğim var ama mermim yoktur, buna bir çare" der. Yusuf usta şaşkındır. "Hele sen önce bu tüfeği nasıl buldun, onu deyiver" diye sorar. Azap Osman anlatır:

-"Altı yaşında bir kızım vardı. Elinden tuttum, Halep'e götürdüm. Varlıklı bir aileye 5 altın karşılığı evlatlık verdim. O beş altınla da bu tüfeği aldım. Lakin mermi almaya param yetmedi, kapına geldim".

Tüfekçi Yusuf ustanın nutku tutulur ve elinde bulunan mermileri ve barutu verir. Yapılan araştırmalarda Azap Osman Fransız ve Ermenilerle savaşır ve gazi olur.

Rivayete göre bu vakıayı, Tüfekçi Yusuf ustanın kızı Şule Yıldırımdemir şiirle anlatır. Uzun olduğu için özetleyelim:

KINALI KIZ

Anamın kucağından aldın...

Tut elimi gidiyoruz dedin...

Nasıl sevindim baba...

Daha dün anam,

Parmaklarımı tek tek öpüp,

Kına yakmıştı...

Kınalı ellerim ne güzeldi...

Bir elinle beni tuttun...

Diğer elinle anamı savurdun...