Acıyı Bal Eylemek

Tarihimize, devletimize, milletimize hizmeti geçmiş ve mümin milletimiz tarafından; "namuslu, insaflı, şerefli" bilinen insanlarımızın hatıratlarını yazmaları elzemdir.

...................

Doğru sözlü, doğru duruşlu, inandığını ve bildiğini direkt söyleyen tarihçimiz Kemal Karpat'ın hayatı, acı gerçekler ışığında yaşanmış ve acıyı bal etmiş başarı hakikatleriyle dolu.

Hatıratı okuduğunuzda; "Hayır böyle şey olmaz, inanılır gibi değil" diyebileceğiniz çok hadise var. Bırakın göç insanlarını, yerleşik olanların bile katlanamayacağı olaylar.

Kemal Karpat ve ailesi, Komünizm döneminde Romanya'nın Dobruca bölgesinden yahut Sarı Saltuk Diyarı Karpat Dağlarından, belli tarihlerde inanılması güç zorluklarla Türkiye göç eden soydaşlarımızdan. Kitabın sayfalarına dönelim.

"Kardeşim Cemal ve bir dereceye kadar ben, baba evinde varlıklı, mutlu bir ailenin çocukları olarak geçirdiğimiz güzel çocukluk yıllarından sonra rejim değişikliği ve yabancı bir ülkede Türk azınlığın bir parçası olarak çok ağır ve acı günler geçirdik.

Ben Romanya'dan ayrılarak Türkiye'ye gelmekle rejim değişikliğinin getirdiği acıları, ailemin ve maddi varlığımızın dağılmasıyla tattım.

Romanya'da eskiden 500 yıl Osmanlı toprağı olan Dobruca'da kalan kardeşim Cemal ise babadan kalma evimizin elinden alınması ve annemizin sokağa atılması ile acıları birden bire köküne kadar tattı.

.... Balkanlarda kurulan devletler, homojen toplumlar oluşturmak için kendi milletleri dışında kalan toplulukları göçe zorladılar. Osmanlı Devletinin çekildiği Balkanlar'da ve başka topraklardaki Türklerin sığınağı Anadolu toprakları oldu. Acının, kederin ve gözyaşının yoğurduğu bu insanlar, yeni bir hayat kurma mücadelesi verdiler".