Zaman zaman gerek mevcut iktidara yönelik yaptığımız itiraz ve tenkitlerle ilgili yazdığımız yazılarımıza; gerekse Osmanlı Ahrarlarının devamı olan hürriyetçi demokratlarla ilgili yazdığımız yazılarımıza yönelik bazı okuyucularımızın takdir ve tebriklerinin yanında itiraz ve tenkitleri oluyor.
Tebrik ve takdirleri bir kenara bırakarak, itiraz ve tenkit yorumlarının hemen hepsinin de cevap hakları olmalarına rağmen siyasîlerden değil de Nurlar'la iştigal eden dostlarımızdan gelmesi bu işin bir başka enteresan tarafı.
Her şeye rağmen gerek lehte gerek aleyhte yazılarımızla ilgili yapılan bütün tenkit, değerlendirme ve yorumlardan faydalanıyoruz memnun oluyoruz, saygı duyuyoruz.
Her şeyden önce bilinmelidir ki ülkenin sevk ve idaresini elinde bulunduran iktidarlar eleştirilmez olmayıp, bilerek veya bilmeyerek bazı yanlış uygulamalarda bulunurlar. Onların bu yanlış politikalarının ağır bedelini de her defasında kendileri değil; bu ülke insanları ödüyor.
Bu yanlış gidişata sade bir vatandaş olarak sessiz ve seyirci mi kalalım. Yoksa usulüne uygun olarak tenkit ve itiraz hakkımızı istimal ederek, gerekli ikaz ve uyarılarda mı bulunalım. İşte biz her zaman, yapılan yanlışlara karşı sessiz kalmanın önemli bir vebal olduğunu bilerek uyarı vazifemizi yerine getirmeye çalışıyoruz.
Her fırsatta bizi siyaset yapmakla itham edenlere gelince; hemen belirtelim ki bugüne kadar aktif olarak herhangi bir siyasî faaliyete katılmadık.
Üstad Bediüzzaman'ın; "menfaat üzerine dönen siyaset canavardır" diyerek dikkat çektiği ve siyaset meleği şeytan, şeytanı melek yapar mealindeki ikazı ve ucu ecnebînin elinde olduğu için siyaset arenasında işlenen bazı hukuksuzluklara ve cinayetlere farkına varmadan alet olma ihtimalinden dolayı siyasetten uzak durmaya çalışıyoruz.

31