Yakından uzağa hizmet tarzı

Hz. Peygamber (asm) kendisine vahiy ile gelen dinin emir ve yasaklarını öncelikle en yakınındaki refika-i hayatı olan Hz. Hatice validemizle paylaşmıştır.

Daha sonrasında da aile efradı olarak gördüğü çocuklardan Hz. Ali'ye, sevgili kızı Hz. Fâtıma'ya ve torunları Hasan ve Hüseyin'e (ra) ve yakın arkadaşı Hz. Ebubekir'e dinin yüksek hakikatlerini tedrici olarak tebliğ ettiğini görüyoruz.

Hz. Peygamber'in (asm) uyarı ve tebliğlerinde uzağında bulunan ve dine muarız olan kabile reislerini, kralları değil de öncelikle mesuliyeti altında bulunan aile efradını ve yakın çevresindeki insanları muhatap aldığını görüyoruz.

Böylece Hz. Peygamber (asm) tebliğ, irşad ve telkinlerde aşağıdan yukarıya, yakından uzağa düstur ve metotları ile insanları hak ve hakikate davet ederek bütün zorluklara ve engellere rağmen kısa zamanda din-i mübînin geniş çevrelere yayılmasını sağladı.

Kur'ân hizmetlerinde Hz. Peygamber'in (asm) tarzını örnek alan Üstad Bediüzzaman da onun yaptığı gibi aşağıdan yukarıya diğer bir ifadeyle yakından uzağa metodu ile yapılan bütün baskılara aldırmadan, önüne konulan engellere takılmadan milyonlarca muhtaç gönüllerde taht kurarak, hedefine ulaşma başarısını gösterdi.

Harika hitabet ve ikna gücü sayesinde sekiz tabur askerî itaate getiren, en dinsiz mütemerrit feylesoflara meydan okuyan, "Her soruya cevap verilir." diye ilânatta bulunan, nice paşalara, komutanlara muhatap olan, herkesin hayranlıkla ve gıpta ile baktığı nice kabiliyetlere ve meziyetlere sahip olan Üstad Bediüzzaman da Hz. Peygamber'in (asm) yaptığı gibi tebliğ ve irşadlarında -mücerret yaşadığı için- öncelikle öz kardeşleri olan Molla Abdullah ve Abdülmecit ve biraderzâdeleri olan Abdurrahman ve Fuat ile başlamıştır. Daha sonra sürgün olarak gönderildiği Barla'da, Kastamonu'da, Isparta'da, Emirdağı'nda kendisine yakınlık gösteren çoğu işçi, çiftçi, terzi, marangoz olan saf-ı evvel olarak bilinen Nur hizmetlerinde fânî olmuş fedakâr hadimlerle beraber adeta destanlar yazmışlardır.