Vatandaş olarak herkes istediği bir siyasî partiye taraftar olabilir, rey vererek destekte bulunabilir.
Rey verirken de karşılığında şahsı için herhangi bir maddî-manevi menfaat veya makam mevki beklentisine girmeden destekte bulunmalıdır. Yoksa herhangi bir menfaat karşılığında verilen desteklerde, Üstad Bediüzzaman'ın "menfaat üzerine dönen siyaset canavardır" sözüyle ifade ettiği gibi, o siyaset bir gün gelir her iki taraf için de yırtıcı bir canavara dönüşebilir.
Ayrıca menfaate dayalı pazarlıklar üzerinden her hangi bir partiye rey kullanılarak verilen destekler zamanla taraftarlığa dönüşür ve bu duruma düşen kişi desteklediği siyasî partinin açıkça yaptığı yanlışları, hata ve kusurları görmezden gelmenin ötesinden savunmaya kalkışır; bilerek veya bilmeyerek partinin yaptığı haksızlıklara hukuksuzluklara ortak olur.
Böyle bir vebale ve bir tehlikeye girmemek için hemen her konuda olduğu gibi bu meselede de Üstad Bediüzzaman'ın tercih ve tavırlarını örnek almakta fayda var.
O, siyaseti dinsizliğe alet eden partilere, dinî değerler üzerinden siyaset yapan siyasî kadrolara, ayrıca ırkçılık üzerinden siyaset yapan partilere şiddetle karşı olduğunu Risale-i Nur'un muhtelif yerlerinde açıkça belirtmiştir.
Ayrıca aktif fiilî siyasetten şiddetle kaçınan Üstad Bediüzzaman, hiçbir karşılık beklemeden bütün siyasî partilere ikaz ve tavsiyelerde bulunmuştur.
Bu gibi siyasî tavır ve duruşlarına ilave olarak Üstad Bediüzzaman'ın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde Demokrat siyasî kadrolara açıkça destek verdiğini görüyoruz.
Hak ve hürriyetler üzerinden siyaset yapmaya çalışan demokratların başa gelmeleri için; "vatan, İslâm ve Kur'ân" adına dua ederek, onlara nokta-i istinat olarak yardımcı olan Üstad Bediüzzaman'ın talebelerine bu yönde tavsiye ve telkinlerde bulunduğunu biliyoruz.
Bediüzzaman Said Nursî'nin Demokratlara verdiği bu önemli desteklerle birlikte, onlara özetle şu hususlarda ikaz ve tavsiyelerde bulunduğu görüyoruz: "Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez" ayeti gereğince kurunun yanında yaşın yakılmaması; "Milletin efendisi ona hizmet edendir" hadis-i şerifi doğrultusunda memuriyetin bir tahakküm aracı değil, bir hizmetkârlık makamı olduğu; ayrıca hak ve hürriyetler çerçevesinde bütün vatandaşlara eşit muamele edilmesi gerektiği...

15