Üstad Bediüzzaman'ın haber verdiği gibi tam bir sadakat ile ciddiyetle hizmette bulunan hadimler rızıklarında bereketlere, maişetlerinde kolaylıklara, işlerinde mavafakiyetlere mazhar olacaklarını; şu veya bu şekilde hizmetlerinde gerekli gayreti, ciddiyeti göstermeyen, lâkaytlığa veya tembelliğe giren hadimler de bu hata ve kusurlarından vazgeçip tekrar ciddiyetle hizmetlere sarılmaları için bazı ikaz mahiyetindeki şefkat tokatlarına maruz kalırlar.
Bu gibi uyarılara maruz kalan şakirtler kendilerine gelip hata ve kusurlarının farkına varıp, tekrar ciddiyetle hizmetlerine yönelirlerse mesele yok. Nedamet etmeyip, hatalarına devam ederlerse Üstadın zecr tokadı dediği şiddetli bir tokada maruz kalarak daire haricine savrulmak gibi bir tehlike ile karşı karşıya kalabililerr.
Dostlara bazı hata ve kusurlardan dolayı bu dünyada böyle tokatlar geliyor da, "Nurlara bazı din düşmanlarının yaptıkları saldırılarına neden daha şiddetli tokatlar gelmiyor" şeklindeki suallere de özetle Üstad Bediüzzaman; küçük hata ve kusurlar bu dünyada küçük mahkemelerde görüldüğü gibi büyük davalar ve cinayetler de büyük mahkemelerde görülür, diyor. Bu kaideye göre dinsizlik adına Nurlara zarar vermeye çalışan din düşmanlarının bu davaları ahiretteki mahkeme-i kübraya havale ediliyor.
Üstad Bediüzzaman'ın şefkat tokatları olarak adlandırdığı Onunca Lem'ada hemen bütün hayatlarını Nur hizmetlerine vakfetmiş o fedakâr ağabeylerin dahi zahiren işledikleri bazı bize göre küçük hatalarından dolayı yedikleri şefkat tokatlarını düşündükçe bizler acaba bu işlerin neresindeyiz diyoruz. Hizmet yolunda bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz, hata ve kusurlardan dolayı yediğimiz şefkat, hatta zecr tokatlarının farkında bile değiliz maalesef.
Belirli bazı yetkilere sahip memur ve amirlerin Nurlara, dolayısı ile kudsî hizmetlere verdikleri herhangi bir zarar söz konusu ise nasıl bir durumla karşı karşıya kalırız Bakalım bu konuda Üsdat Bediüzzaman ne diyor:

3