Risale-i Nur'a hakkıyla talebe olmak

Çobanlık yapanlar iyi bilir koyun yalnız kendi kuzusuna sahip çıkar, onu korur ve emzirir.

Başka kuzularla pek ilgilenmez, hatta kendi yavrusundan başka yabancı bildiği başka bir kuzu onu emmeye yanaşırsa, o uslu bildiğimiz koyun onu tekmeleyerek derhal kendisinden uzaklaştırır.

Bu mübarek hayvanın bu özelliği, bu huyu bana Risale-i Nurun insanların ona olan yaklaşımlarına ve tavırlarına göre menfi veya müspet manada nasıl bir eser ve ilim hazinesi olduğunu derk ettirdi.

Nur külliyatına öyle sıradan bakmanın ötesinde onu zararlı tevehhüm eden, tenkit gözü ile okuyan, peşin fikirli insanlara bu paha biçilmeyen eserlerin vereceği hiçbir şey olmadığı gibi, koyunun yabancı kuzuyu tekmeleyerek kendinden uzaklaştırdığı gibi "Risale-i Nur müşteri aramaz.." esasının gereği olarak Risale-i Nur da bu gibi insanları muhatap almaz, kabul etmez.

Ama aç olduğunu hisseden kuzunun şevk ile ve telaşla sürünün içindeki annesini arayıp bularak annesine yapışması ve annesinin de içten gelen bir şefkat ile yavrusunu karşılayarak, koklayarak, o mugaddi sütünü ikram eder.

Aynen öyle de manevi açlığının ve susuzluğunun farkında olup, bir arayış içinde olan her insan, bu manevi ihtiyacını gidermek için her derde deva ve her sıkıntıya merhem olan Risale-i Nura müracaat ederse, Allah'ın (cc) izniyle, maddi ve manevi bütün dertlerinden kurtularak, şifayı bulur.

Üstad Bediüzzaman'ın; "Bir sene Risale-i Nur'u anlayarak okuyan ve kabul eden kimse bu zamanın mühim bir âlimi olabilir" şeklindeki beyanlarıyla böyle harika manevi mertebeyi kazandıran başka bir eser var mı acaba

Yine Üstad'ın; "On beş senede ancak elde edilebilecek bir ilimi, Risale-i Nur on beş haftada; hatta bazılarına on beş günde verebilir.." ifadeleriyle nazara verdiği imkânları kazandırabilecek günümüzde başka herhangi bir eser var mıdır