Olup bitenler Bediüzzaman'ı doğruluyor

Siyaset arenasında olup bitenler, Üstad Bediüzzaman'nın yaklaşık bir asır önceden söylediklerini te'yit ediyor.

Engin ferasetiyle, her konuda olduğu gibi siyaset alanındaki düşünceleriyle ve isabetli duruş, tercih ve tavırlarıyla örnek kişiliğe sahip bir şahsiyettir.

Hayatının hemen her safhasında şeytandan kaçar gibi aktif siyasetten şiddetle kaçan Üstad Bediüzzaman, bu belirgin tavrının yanında "taallüm-ü siyaset siyaset değildir" düsturunca siyaset sanatının en ince detaylarına vakıf olan bir dehadır.

Dini siyasete alet ediyorsun diyen müfterilere karşı"Bir tek hakikat-ı imaniyeyi bin siyasete tercih ederim" diyerek haykıran Üstad Bediüzzaman, yapılan iftiraların tam tersine, her zaman siyaseti ve siyasîleri dine dost ve yardımcı olmaları hususunda ikaz etti ve onlara tavsiyelerde bulundu.

Ülkemizin huzur, barış ve refah içinde varlığını devam ettirmesi için parti farkı gözetmeksizin hemen bütün partilere önemli ikaz ve tavsiyelerde bulunarak yönlendirmelerde bulundu Üstad Bediüzzaman.

Bu meyanda Kemalizm adına siyaset alanında boy gösteren malum partinin dinî değerlere ve dindarlara karşı sergiledikleri husumet ve saldırılara şiddetle karşı çıkan Bediüzzaman, bu menfî gidişatla devam ettikleri takdirde bu milletin kendi iradesiyle bu partiyi kat'iyen başa getirmeyeceğini belirtti.

Bununla beraber bu partinin başında bulunanların ancak yüzde beşinin menfî icraatlardan mesul olduğunu; yüzde doksan beşinin mesul olmadığını belirten Üstad Bediüzzaman'ın, Hilmi Uran'a yazdığı bir mektupta da ikaz ve tavsiyelerde bulunduğunu biliyoruz.

Siyaseti dinsizliğe alet etmeye çalışan partiye karşı bu defa da güya dine hizmet edeceğiz diye siyaset arenasında boy gösteren bazı siyasî kadroları gören Üstad Bediüzzaman, "Bu milletin yüzde altmış yetmişi tam dindar olmadıkça başa gelmeye çalışmayın; şayet başa gelirseniz, dinî değerleri siyasetinize alet etmeye mecbur olursunuz" mealinde ciddi ikazlarda bulundu.