Hülya Güler

Sabah

Şimdi hazırlık okula değil 'ofise dönüş'e

Yaz artık o yakıcı sıcaklığını hafif bir serinliğe bıraktı. Büyük sanayi kuruluşlarının toplu izinleri bitti. Ve tabi beyaz yakalıların yaz rehaveti de. Pazarlama dünyasının 'back to schoolokula dönüş' şeklinde ifade ettiği yılın belki de en yoğun dönemine resmen girmiş bulunuyoruz. Ama bir farkla; bu sene sadece okula dönüş değil, aynı zamanda bir

Marilyn Monroe etkisi ve Yusuf Dikeç

Hollywood efsanelerinden Marilyn Monroe, fotoğrafçısı Milton Green ve eşi Amy Green ile birlikte New York'u ziyaret eder. Bu ziyaretin günümüz pazarlama dünyasına çok önemli bir kavram kazandıracağını bilmeden elbette. Amy Green sonradan yazdığı kitabında, New York caddelerini tanınmadan gezmenin tadını çıkaran efsane sanatçının bir süre sonra 'bak

İnternet özgürleşme değil tekelleşmedir

Son günlerdeki tartışmalara baktığınızda yazının başlığı biraz sert gelebilir. Acele etmeyin, sonuna kadar okuduktan sonra tekrar düşünün. Olimpiyatlardı, erişim engeliydi derken, gündemde biraz geriye düştü ama geçenlerde yaşadığımız dijital kıyameti ya da IT'ci tabiriyle 'mavi kıyameti' asla unutmamalıyız. Microsoft'un tedarikçisi CrowdStrike'ın

Haydi özel sektör daha çok şampiyon çıkaralım!

Bu kadar kendini adamış sporcular olmasa dünyanın en eski uluslararası organizasyonu olimpiyatlar diye bir şey olmazdı. Tüm insanlığı bir araya getiren tek etkinlik olan olimpiyatlarda, milli atletlerimizin madalya yarışı nefes nefese devam ediyor. Rekor sporcu sayısıyla katılım sağlayarak olimpiyatlardaki 100. yılımızı kutladığımız Paris 2024 Olim

Meta'nın katalog suçlar açıklamasını bekliyorum

Daha önce 'Bazı sabahlar uyandığımda sosyal medyanın hayatımızdan tamamen çıkmış olmasını diliyorum' diye yazmıştım. Sosyal medyada giderek daha yakıcı hale gelen linç kültürü ile ilgili bir meseleyi ele alırken cesaretimi toplayıp böyle demiştim. Öyle ya sosyal medya o kadar kutsal bir mertebedeki olumsuz bir şey söylemek için cesaret gerek. Aslın

Emlakta fırsat penceresi açık

Çocukların telefonda değil de arkadaşlarıyla oynandığı zamanlardan kalma bir oyun vardı; kağıttan tuzluk. Hatırladığım kadarıyla bu oyunu oynarken kağıda, çoğu zaman çeşitli temenniler yazar, bunları gizleyecek şekilde kağıdı katlar ve karşımızdakinden dilek tutarak bir köşeyi seçmesini isterdik. Bazen tek ayaküstünde üç kere zıpla gibi komik komut

Şirketler için yepyeni bir sosyal sorumluluk alanı

Henüz sokak hayvanlarının bir toplumsal kutuplaşma bahanesi olmadığı zamanlardan hatırlayacağınız haberlerden söz etmek istiyorum. 'Otoyol kenarında terk edilen köpek aylardır sahibini bekliyor' ya da 'Otoyol kenarında terk edilen köpekler sürücüler için tehlike yaratıyor' şeklinde özetlenebilecek bu haberleri anımsadınız değil mi Evin yolunu bulam

Girişim sermayesinde şimdi moda sağlık teknolojileri

Daha Lüksemburg Büyükelçisi Georges Faber'in, kendi ülkesi dahil Kuzey Avrupa ülkelerinin Türk şirketleri için Avrupa'ya giriş kapısı olabileceği yönündeki sözlerini yazmamın üzerinden bir hafta geçmeden bunu doğrulayan bir haber geldi. Gülman Holding, İsveç'te bir gayrimenkul şirketine ortak oluyor. Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Polat Gülman,

Lüksemburg Türk iş insanları için AB'ye giriş kapısı olur mu

"Rusya'daki iki zor yılın ardından yeniden Türkiye'de olmak çok güzel", Lüksemburg Ankara Büyükelçisi Georges Faber'in kürsüye çıktığında ilk sözleri böyleydi. Hemen söyleyeyim bunlar klasik bir diplomatik nezaket kapsamında söylenmiş sözler değildi. Bu kadar kesin konuşabiliyorum çünkü Lüksemburg İzmir ve Ege Bölgesi Fahri Konsolosu Feyhan Yaşar'ı

Bitcoin'lerini satan Almanya Trump suikastını biliyor muydu

Dünya hakikaten bildiğimiz dünya değil artık. Bakınız Donald Trump suikastı sonrası yaşananlara. Tamam, kabul Amerikalılar bildiğimiz gibi. Kulağı sargılı Trump'ı, oyun kahramanına bile çevirdiler, hatta puzzle'ını çıkardılar iki günde. Ama benim bunu söylememin nedeni başka. Düşünün ABD'nin 45. Başkanı ve başkan adayı seçim mitinginde suikasta uğr