ASELSAN ve TÜSEB işbirliği ile geliştirilen "LIFELINE HLM" adlı kalp-akciğer makinesi, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen bir açık kalp ameliyatında ilk kez kullanılarak başarılı sonuç verdi.
Geliştirme sürecini ASELSAN yürütürken, hayvan deneylerini ve klinik çalışmaları Sağlık Bakanlığı'na bağlı TÜSEB tamamladı; yani burada savunma sanayii mühendisliği ile kamu sağlık araştırma altyapısının ortak ürünü söz konusu.
Kalp-akciğer makinesi pazarı dünya genelinde dar bir "oligopol"ün elinde. LivaNova, Medtronic, Terumo, Getinge, Braile Biomedica gibi şirketler küresel pazarın yüzde 85'inden fazlasını kontrol ediyor. İngiltere merkezli LivaNova yüzde 18, İsveç merkezli Getinge yüzde 16 payla liderliği elinde tutuyor. Sistem fiyatları 200-350 bin dolar arasında değişen bu cihazlar yüksek hassasiyetli mühendislik ürünleri olduğu için küresel tedarik zincirinden satın alınabiliyor.
Almanya, Fransa, İtalya gibi sanayi devleri dahi kendi yerli kalp-akciğer makinesi üreticisine sahip değilken Türkiye'nin kendi kaynakları ve kurumlarıyla bu dönüm noktasına imza atması çok kıymetli. Ancak bu başarı tesadüfi değil; 2020 pandemisinde kurulan bir modelin doğal devamı diyebiliriz. O dönemde Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın öncülüğünde ASELSAN, Baykar ve Arçelik bir araya gelerek Biosys'in geliştirdiği ventilatör prototipini birkaç hafta içinde seri üretime hazır hâle getirmişti. ASELSAN, yurtdışından tedarik edilemeyen kritik bileşenleri yerli tasarlayıp üretmişti. Sonuç: Mayıs ayı sonunda 5000 cihaz üretilmiş, 16 ülkeye ihraç edilmişti; Litvanya'ya tanesi 17 bin 500 dolardan satış yapılmıştı.
İki vakanın ortak paydası, savunma sanayiinde biriken mühendislik kapasitesinin sağlığa transferidir. ASELSAN esasen radar ve elektronik harp sistemleri üreticisi; ama hassas kontrol ve sensör entegrasyonu birikimi tıbbi cihaza doğrudan aktarılabiliyor. Bu, Erdoğan döneminde savunma sanayiinde inşa edilen yerlileşme doktrininin sağlık sektörüne genişlemesi olarak okunmalı diye düşünüyorum.
Nasıl ki savunma sanayiinde karşımıza konulan engeller bizi kendi göbeğimizi kesmeye teşvik etmişse, pandemide yaşanan tedarik kesintisi de kritik sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığın soyut değil somut bir risk olduğunu göstererek benzer bir neticeye yol açmıştı. LIFELINE HLM, stratejik özerklik stratejimizin somut ve doğrulanmış bir meyvesi olarak kayda geçti. Hayırlı olsun.
***
KÜRESEL GÜNEY'İN SEVİNCİ
Dünya Kupası'ndaki dünkü sonuçlar, futbol tarihine altın harflerle yazıldı. Dört kez dünya şampiyonu Almanya, FIFA sıralamasında 41. sıradaki Paraguay karşısında penaltılarla 4-3 elendi. Almanya'nın bir Dünya Kupası'nda yaşadığı ilk penaltı yenilgisiydi bu. İki takımın kadro değeri arasında ise

14