Soruşturmada sadece gizli tanık mı var

Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisi ve ekibi hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. İmamoğlu cezaevine götürülürken Cumhuriyet Halk Partisi, tek adaylı ön seçim tiyatrosu ile kendisini cezaevine götüren iddiaların üzerini kapatmakla meşguldü. Aslında, bu tiyatroya bile ihtiyaç duyulmadığını, bazı "aydın çevrelerden" gelen "İmamoğlu'nun suçlu olduğu ispat edilse bile bir şey değişmez" açıklamaları göstermişti.
CHP ve onun etrafında kümelenen muhaliflere göre, Ekrem İmamoğlu sadece cumhurbaşkanı adayı olmak istediği için tutuklanmamış, hakkındaki iddialar da hayaliymiş.
121 sayfalık ifade tutanağını birkaç dakika içinde analiz eden İBB zekâlı araştırmacı gazetecilere göre, iddiaların çoğunluğu gizli tanık ifadelerinden ibaretmiş ve dosya boşmuş.
Sanki "16 milyon İstanbullunun" kaynaklarını sömüren çeteye operasyon yapılmasını sağlayan gizli tanıklar AK Partiliymiş gibi bir algıyı neden oluşturduklarını anlayabiliyorum. Ancak soruşturmadaki açık deliller ve suç duyurularını görmezden gelmeleri, yaşadıklarının sadece bir hayal kırıklığı değil, aynı zamanda suçluluk psikolojisi olduğunu gösteriyor.
Sadece iki isimden bahsetmek bile nasıl bir yolsuzluk sarmalının İstanbul'u sömürdüğünü görmemiz açısından önemli olacaktır. Birincisi, Furkan Remzi Ceylan. İki yıl öncesine kadar Ali Nuhoğlu'nun inşaat şirketinde elektrik işleri yapan biriyken, aniden ticarete atılmış ve kurduğu şirketle İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakleri İSFALT ve KİPTAŞ'tan sadece 2024 yılında tam 3 milyar liralık ihale almış bir isim Ceylan.
İhale kapsamında, Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB şirketlerine herhangi bir mal veya hizmet sunmayan Furkan Remzi Ceylan'ın şirketi, aldığı ödemeleri önce Ali Nuhoğlu'nun şirketi Trend İnşaat'a, oradan da Ali Nuhoğlu'nun şahsi hesabına aktarıyor. Ali Nuhoğlu'nun, Ekrem İmamoğlu'na mal varlığı beyanında unuttuğu ve değeri 50 milyon dolar olduğu tahmin edilen Sarıyer'deki üç villayı 15 milyon liraya satan kişi olduğunu hatırladığımızda hikâye tamamlanıyor.