Anti-kolonyalist literatürün ortak teşhisidir: Köle, efendisine yaranmak için önce efendinin dilini, sonra efendinin ahlakını, en sonunda da efendinin düşmanlarını benimser.
Frantz Fanon'un tarif ettiği gibi kendine artık efendinin gözleriyle bakar ve gördüğünden tiksinir, "Ben onlar gibi değilim" diyerek ayrıcalık dilenir, "Sorun bizdeydi" diyerek efendi şiddetini meşrulaştırıp "düzen" diye kutsarken ezilenin tepkisini kınar ve "Zamanı değil" diyerek adaleti sürekli erteler.
Malcolm X'in hedef aldığı "ev kölesi refleksi" tam da burada devreye girer: Efendinin evi yandığında "bizim evimiz" der, efendinin tehdit gördüğünü tehdit sayar ve nihayetinde itaatini erdem, teslimiyetini akıl, suskunluğunu barış diye pazarlar; böylece köle, özgürleşmeyi kendinden vazgeçmek olarak içselleştirir.
Orhan Pamuk'un kitabından uyarlanan dizinin PR'ı için yaptığı konuşmada, kadın yönetmen tercihinden memnuniyetini "Bütün Ortadoğulu erkeklerin kafalarındaki pisliklerden bende de var" diyerek övmesinin karşılığı bu özetlediğim "özkolonyalist" zihniyet değilse nedir
Geçtiğimiz senelerde "Kalben ve zihnen İsrailliyim" diyen Harvey Weinstein, tecavüz ve cinsel saldırı suçlarından hüküm giydi.
MOSSAD ajanı olduğu gören gözler için aşikâr olan Jeffrey Epstein, bebek ve çocuklar dahil sayısız mağdura tecavüz, cinsel taciz, işkence ve adam öldürme suçlarından yargılanırken

17