PKK'nın feshi

Terör örgütü PKK, topladığı kongrenin ardından yaptığı açıklamayla kendini feshettiğini ilan etti. Aylar önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrıyla aşikâr hâle gelen ve PKK'ya teslim olma adına verilen son bir şans niteliğindeki bu çağrının ilk adımı olumlu şekilde sonuçlandı.
47 yıldır Türkiye'nin başına bela olan bir terör örgütünün kendini feshetmesi, elbette ki oldukça önemli bir gelişmedir. Her ne kadar örgütün üst düzey yöneticileri fesih açıklamasının ardından zafer ilan etmiş gibi görünseler de, bu durum aslında PKK'nın yenildiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Zaten yapılan açıklamalarda, yıllardır kamuoyunun tanıdığı ve PKK'nın kurucu kadrosunda yer alan üst düzey yöneticilerden Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun'un Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından etkisiz hale getirildiği kabul edilmiştir. İçişleri Bakanlığı'nın terörden arananlar listesinde yer alan birçok PKK elebaşının etkisiz hale getirilmiş olması bu gerçeği daha da netleştirmektedir.
PKK, yıllarca uluslararası konjonktürün arkasına sığınarak teröre son verme niyeti taşımamıştır. Ancak Türkiye, bu yapının gerçek niyetini görüp, önce hendek kalkışması sırasında içerideki PKK unsurlarına, ardından Zeytin Dalı Harekâtı başta olmak üzere Suriye'de gerçekleştirdiği operasyonlarla örgütün gücünü kırmıştır. Irak'taki ve Suriye'deki nokta atışlarıyla birlikte PKK'nın üst düzey yöneticileri artık kamplarından ve mağaralarından çıkamaz hâle gelmiştir.
Bu askeri başarıya, Türkiye'nin diplomatik hamleleri de eklenince terörle mücadelede önemli bir eşik geçilmiştir. Suriye'deki Esed rejiminin zayıflaması ise süreci adeta taçlandırmıştır.
PKK bu kararıyla aslında malumu ilam etmiştir. Türkiye, fesih kararının öncesinde ve sonrasında, örgütün atması gereken adımları net bir şekilde ortaya koymuş ve ihtiyatı elden bırakmamıştır. Yalnızca açıklamalarla değil,