Normalleşme sınırı Suriye'de çizilecek - HİLAL KAPLAN

Hilâl Kaplan
10.12.2025
11

Suriye sahasının son bir yıldaki seyri, bugün Ankara ile İmralı arasında yeniden tesis edilen diyalog zemininin kaderini belirleyecek temel unsur haline geldi.
Devlet kanadı, hem iç güvenlik mimarisini hem de bölgesel dengeleri gözeterek dikkatli bir normalleşme rotası oluşturmaya çalışıyor. Ancak aynı dönemde YPG-SDG yapısının izlediği çizgi, bu rotanın sürdürülebilirliğini tartışmalı hâle getiren işaretler üretiyor.
Özellikle SDG'nin Şam'la yürüttüğü temaslarda sergilediği tutum, ciddi bir sınamaya dönüştü. Son bir yılda örgütün siyasal entegrasyon yönünde gerçek bir irade ortaya koymak yerine, yalnızca vitrini parlatan jestlerle süreci oyaladığı görülüyor.
YPG-SDG temsilcilerinin kamuoyuna verdikleri mesajlar da bunu destekliyor: "Özerk yönetim kırmızı çizgimizdir" vurgusu sürerken, Suriye'nin bütünlüğünü esas alan bir güvenlik formülüne yaklaşma yönünde somut bir adım atılmadı. Bu yaklaşım, İmralı'dan yapılan yönlendirmeleri boşa düşüren bir pratik üretiyor.
Kandil cephesinde ise daha karmaşık bir tablo var. Dışarıya verilen ılımlı mesajlara rağmen, örgütün söylemi zaman zaman maksimalist bir çizgiye kayıyor.
Son aylarda dillendirilen talepler, müzakere zemininin doğasına aykırı bir genişlik taşıyor. Bunun sahaya yansıması da benzer şekilde sorunlu: Irak-Suriye hattındaki hareketlilik, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını azaltmak bir yana, daha da keskinleştiriyor. Bu nedenle devlet aklı, yürüyen süreci devam ettirme iradesi gösterirken karşı tarafta aynı seviyede bir pragmatizm ve samimiyet bulmakta zorlanıyor.
Ankara'nın yaklaşımı, Meclis'te kurulan mekanizmalar ve teknik hazırlıklardan görüldüğü üzere, kontrollü bir ilerleme stratejisi. Fakat karşı blokta bu ciddiyeti karşılayan bir enerji yok.