Karşı cephelerden aynı masaya

Bir zamanlar iki ayrı cephedeydiler ama geçen hafta New York'ta karşılıklı oturdular.
Bir tarafta Ahmed Şara; Esed rejimini deviren hareketin içinden çıkıp bugün Suriye'nin geleceğini inşa eden merkez isim.
Karşısında Brett McGurk; Suriye savaşının en kritik yıllarında Washington'ın politikasını şekillendiren, IŞİD'le mücadele adı altında devrimcileri bastırmaya çalışan merkez isim.
Tarihin ironisi tek bir kareye sığdı o akşam. Fakat masadaki asıl mesele geçmiş değil, iktidarın yeni gerçekliği oldu.
Şara, Suriye'de yabancı askeri güçlerin kalıcı olmaması gerektiğini, ülkenin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesini savunuyor. SDG'nin devlet yapısına entegre edildiğini söylüyor. ABD askerlerinin çekilmesini de güvenli bir süreç olarak nitelendiriyor.
Bu tabloyu anlamak için birkaç yıl geriye gitmek yeterli. Esed hâlâ Şam'dayken Washington'ın Suriye politikası IŞİD'le mücadele, SDG ortaklığı ve siyasi geçiş başlıkları etrafında şekilleniyordu. McGurk bu politikanın en önemli uygulayıcılarından biriydi. Şara'nın içinde bulunduğu yapı ise Washington'ın gözünde bambaşka bir yerde duruyordu.
Şimdi Esed yok. Şara Şam'da. Ve McGurk, geçmişte karşı cephede gördüğü aktöre salt bir moderatör sıfatıyla Suriye'nin geleceğini soruyor.
İşte New York'taki masayı tarihsel olarak çarpıcı kılan tam da bu. Değişen yalnızca aktörler değil; güç dengesi, tehdit algıları ve Washington'ın karşısındaki Suriye...