İsrail'den istihbari terör

Terör devleti İsrail, 17 Eylül Salı günü Lübnan'da çağrı cihazları aracılığıyla gerçekleştirdiği saldırı Hizbullah militanlarından 4 bin 500'ünü yaraladı. Yüzlercesinin kalıcı sakatlandığı saldırı sonrası ikinci ve üçüncü dalga saldırılarla Lübnan'daki Hizbullah milislerinin yüzde 10'u etkisiz hale geldi.
İsrail'in bu saldırıyı gerçekleştirmek için yıllar önce Hizbullah'ın kullandığı çağrı cihazlarını üreten şirketleri satın aldığı, çağrı cihazları sipariş edilince Macaristan'dan Tayvan'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada istihbari terör operasyonunu da Lübnan'da sonlandırdığı ortaya çıktı.
Terör saldırılarının birinci dalgasından sonra 18 Eylül'de tekrar terör saldırılarına devam eden İsrail'in bu saldırıları nasıl gerçekleştirdiği tüm detaylarıyla anlatıldı. Burada tekrar etmenin bir manası yok. İsrail uluslararası terör operasyonlarını ilk kez gerçekleştirmiyor.
2010 yılında Birleşik Arap Emirlikleri'nde Hamas askeri kanat liderlerinden Mahmud El Mebhu'nun şehit edildiği terör saldırısında İsrail, müttefiki ülkelerin büyükelçiliklerindeki ajanları sayesinde elde ettiği pasaportları kullanmıştı.
1981 yılında Pakistan'ın nükleer teknolojiye sahip olmaması için İsviçre ve Almanya'da bombalı saldırılar düzenlemişti. Terör devleti İsrail'in kurulduğu tarihten bu yanaki suç dosyasını tek tek yazmak bir köşe yazısının değil, ansiklopedinin konusu olacağından burada keselim.
7 Ekim'den bu yana Gazze ve işgal altındaki Filistin topraklarında uyguladığı vahşeti hepimiz gördük. Terör devleti İsrail bu saldırıları neden yapıyor Çünkü yapabiliyor ve bedel ödemiyor.
Yaptığı her yeni terör saldırısı öncesinde ABD'yi haberdar etmesi yetiyor. Nitekim Lübnan saldırıları öncesinde de İsrail, ABD'ye "Lübnan'a saldıracağız haberiniz olsun" demiş. Daha ne yapmasını bekliyoruz değil mi
Benim asıl merak ettiğim, terörist İsrail'in bir sonraki hamlesi