Cumhuriyet Halk Partisi'nin, İmamoğlu hakkındaki suç dosyasını unutturmak amacıyla gerçekleştirdiği mitingler, siyaset bilimi uzmanları tarafından incelenmelidir.
Daha önce bırakın Türkiye siyasetini, dünya siyasetinde bile örneği olmayan tuhaf bir iletişim yöntemi uygulayan CHP, miting yerleri olarak özellikle AK Parti'ye destek veren il ve ilçeleri tercih ediyor.
Önceden hazırlanmış cümlelerle AK Parti'nin kalelerinin artık düştüğünü, CHP'nin iktidara geldiğini, bunu fark eden iktidarın da Ekrem İmamoğlu'nu tutukladığını iddia ediyor.
Bir ilçede ya da şehirde miting yapmanın, siyasi olarak rakibini alt etmek anlamına geldiği yönündeki bu argümanlar, siyasi literatürde bugüne kadar hiç yer almamış olup, üzerinde konuşulması, düşünülmesi ve artık kapsamlı araştırmalar yapılması gereken bir konu hâline gelmiştir.
Zira ülkemizin ana muhalefet partisi yetkililerinin hem kendi seçmenlerini hem de kendilerini kandırabilmiş olmaları, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir durumdur.
Bu söylemin, yani AK Parti'nin kalelerini miting yaparak yıkma iddiasının CHP'lilerden gelmediği öne sürülebilir. Ya da Özgür Özel'in bunu miting esnasında kitlesini heyecanlandırmak için bir anlık refleks olarak söylediği savunulabilir.
Aslında bu iki iddianın doğru olmasını gönülden isterdim. Çünkü bu ülkenin ana muhalefet partisinin, "ciddiyetsiz" kelimesini bile ciddi gösterecek ölçüde laubali bir tavır takınmasını istemem.
Ancak maalesef durum böyle değil. Bu söylem, CHP'yi medyasından

80