"Benim evlatlarımın canı, Gazzeli çocukların canlarından daha kıymetli değildir." (İsmail Haniye)
Filistin direniş lideri ve Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye, toplantı hâlindeyken aldığı torunlarının şehit olduğu haberini büyük bir vakarla, "Biz Allah'tan geldik, yine O'na döneceğiz" ayet-i kerimesini okuyarak karşılamıştı.
Dağ gibi duruşundan taviz vermeden Filistin'i özgürleştirmek için çalışmalarına devam etmişti.
İsmail Haniye'nin şehit edildiği haberini aldığımızda biz onun kadar dirayetli duramadık. Sadece Haniye ile tanışma şerefine nail olan az kişi değil, milyonlarca Müslüman bir yakınını kaybetmişçesine büyük bir hüzne gark oldu.
Kaybedense bu çürümüş dünyaydı elbette; şehitler değil.
İsmail Haniye şehit edildiğinde içine düştüğümüz bu hâlin biri iyi, diğeri kötü iki sebebi var.
Kötü olan bizim Filistin meselesinde üzerimize düşen görevleri tam manasıyla yerine getirmemiş olmamız. Bu nedenle döktüğümüz gözyaşı, daralan nefesimiz bizim imtihanımızda geride kalışımızdandır.
İsmail Haniye'nin Rabb'imizden çok istediği şehitlik makamına ulaşması karşısındaki üzüntümüzün iyi nedeniyse, Haniye'nin kişiliğinde saklı.
Evlatları şehit olduğunda vakur bir komutan, namaz kıldırırken okuduğu ayetleri bile özenle seçen bir âlim, hitabetiyle kitleleri peşinden sürükleyen bir hatipti.
Defalarca suikasta uğramış, İsrail tarafından esir alınmıştı. Dünyanın en aşağılık terör örgütüyle mücadele ederken yüzündeki tebessüm ile halkına moral veren bir liderdi.
Filistin'de düzenlenen son meşru seçimlerde tüm halkının teveccühünü kazanması bu nedenleydi.
İsmail Haniye, kendi topraklarında mülteci doğmak zorunda kalan milyonlarca Filistinliden biri olarak

240