Dünya Kupası denince akla ne gelir
Farklı ülkelerden, farklı kültürlere ve dillere sahip ama futbol sevgisi üzerinden bir araya gelen on binler, ekranda buluşan milyonlar... En azından yıllardır "pazarlanan" buydu.
Bugün ise karşımızda dünyanın en sevilen sporunun en büyük organizasyonunun hem oryantalist çifte standartlarla nasıl rezil edildiği hem de daha çok para kazanmak için "su molası" adı altında oyunun kurallarını bile değiştirecek kadar peşkeş çekilebilen kapitalist bir açgözlülük var.
Netice olarak da karşımızda giderek küçülen, zevksizleşen, kitschleşen ve tek tipleşen; hatta ten renkleri yüzünden bazıları için daha başlamadan kapıları kapanan bir Dünya Kupası var. İşin en acı tarafı, bunu futbolun küreselliğinden en çok söz eden FIFA'nın yönetiyor olması...
Son haftalarda yaşananlara bakın.
İran Milli Takımı'nın oyuncuları ve görevlileri vize almak için günlerce uğraşıyor. Bazı görevlilere izin çıkmıyor. "Maçınız biter bitmez ABD topraklarını terk edeceksiniz" deniyor.
Afrika'nın en iyi hakemi seçilen Somalili Omar Artan, FIFA tarafından görevlendirilmesine rağmen ABD'de kapıdan geri çevriliyor.
Bazı milli takımların kafileleri eksik gidiyor, bazı taraftarlar biletlerini ve otel rezervasyonlarını yakıyor; çünkü vizeleri son anda reddediliyor. Örneğin, Faslı taraftarlar binlerce dolar harcamalarına rağmen Dünya Kupası hayallerinin yıkıldığını anlatıyor.
Daha da ilginci, artık sadece vize değil; dil bile sorun hâline getirildi. Dünya Kupası boyunca İspanyolca sorulara cevap vermeye çalışan futbolcuların birer birer durdurulduğunu gördük.
Eşref Hakimi, İspanyolca soru soran gazeteciye yardımcı olmak istedi. Hemen uyarıldı. Vinicius Jr., İngilizce'yi anlamakta zorlanınca sorunun İspanyolca sorulmasını rica etti. Talebi reddedildi.
Frenkie de Jong da İspanyolca cevap vermeye hazır olduğunu gösterdi. Ona da aynı hatırlatma yapıldı: İngilizce.
Hatırlayın...
Katar'da yapılan Dünya Kupası sırasında dünyanın yarısı bira yasağını konuşuyordu. Avrupalı futbolcular protestolar düzenliyor, federasyonlar ahlaki dersler veriyordu. Hatta Alman Milli Takımı oyuncuları ağızlarını kapatarak poz vermişti.
Bu ikiyüzlü ayrımcılıkların hiçbirini yapmadan, alnının akıyla organizasyonu gerçekleştiren Katar'a karşı ne kadar cesur görünüyorlardı! Bugün ise hepsi suspus...
Sadece ikiyüzlü Batılılar değil, ülkeye alınmayan hakemler de konuşamıyor. Konsolosluk kapılarında bekleyen sporcular da konuşamıyor. İspanyolca cevap vermek isteyen futbolcular konuşamıyor. Zira FIFA'yı karşılarına almak, kariyerleri için geri dönülmez bir nokta olabilir.

13