Uzun yıllar boyunca sosyal medya, teknolojik ilerlemenin ve bireysel özgürlüklerin bir sembolü olarak sunuldu. Çocuklarımıza tabletler, akıllı telefonlar ve sosyal medya hesapları açarken onları geleceğe hazırladığımızı düşündük. Ancak bugün dünyanın birçok ülkesi aynı soruyu sormaya başladı: Gerçekten öyle mi Zira çocuklar ile dev teknoloji şirketleri arasındaki mücadelede çocuklar kaybediyor.
Sosyal medya şirketleri, çocukların gelişimini desteklemek için değil, onların ekran başında geçirdiği süreyi artırmak için tasarlanmış algoritmalar kullanıyor. Çünkü bu şirketlerin gelir modeli, dikkat ekonomisine dayanıyor. Bir çocuk ne kadar uzun süre ekranda kalırsa şirketler o kadar çok kazanıyor.
Sonuç ise ortada. Dikkat dağınıklığı, uyku problemleri, siber zorbalık, depresyon, yalnızlık hissi ve gerçek hayattan kopuş. Dünyanın farklı ülkelerinde yapılan araştırmalar, sosyal medya kullanımının özellikle ergenlik çağındaki çocuklar üzerinde ciddi psikolojik baskılar oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Bu nedenle İngiltere, Avustralya ve diğer bazı Batılı ülkeler artık meseleyi bireysel tercih olarak değil, halk sağlığı sorunu olarak görüyor. Tıpkı çocukların sigara satın almasının veya kumar oynamasının yasak olması gibi, sosyal medya kullanımının da belirli yaş sınırlarına tabi tutulması gerektiğini savunuyorlar.
İngiltere'nin 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirme hazırlığı ve Avustralya'nın benzer düzenlemeleri, Fransa ve Yunanistan'ın 15 yaş altına yasak tasarıları ile Danimarka ve İspanya'nın 16 yaş altı için ebeveyn onaylı veya tamamen yasaklı modelleri gündeme alması da kimilerine göre "özgürlük ölçer" olan kıta Avrupasında da bu meselenin gündemde olduğunu gösteriyor.
Türkiye'nin de benzer bir düzenlemeyi hayata geçirmesi yalnızca makul değil, aynı zamanda gecikmiş bir adımdır. Çünkü Türkiye'de çocuklar ilk akıllı telefonlarına giderek daha erken yaşlarda sahip oluyor. İlkokul çağındaki çocukların bile saatlerce sosyal medya içeriklerine maruz kaldığı bir ortamda ailelerin tek başına mücadele etmesi mümkün değil.
Ebeveynler evde bazı kurallar koyabilir; ancak dünyanın en büyük teknoloji şirketleri çocukların dikkatini çekmek için milyarlarca dolar harcıyorsa, bireysel çabalar da çoğu zaman yetersiz kalabiliyor.

5