Niçin bu köşeden, niçin yüz yüze değil
Hiçbir engel yok. Durumum pek elvermediği için bu defa buradan, müsait olduğumuzda hasret de gideririz.
12-18 Haziran 2017 tarihleri arasında Türkiye'de Toplumun Dine ve Dini Değerlere Bakışı Araştırması üst başlığı ile MAK Danışmanlık tarafından 30 büyükşehir ve (Ağrı, Aksaray, Artvin, Bayburt, Bitlis, Bolu, Düzce, Elazığ, Giresun, Gümüşhane, Karaman, Karabük, Kars, Kastamonu, Kırıkkale, Kırklareli, Kütahya, Nevşehir, Osmaniye, Sinop, Bilecik, Yozgat, Uşak) 23 il, 154 ilçede 5 bin 400 kişi ile yüz yüze görüşmelerle yapılmış.
Bu araştırmadan, konumuzla ilgili bazı rakamlar sunacağım:
Dini bilgiye nereden ulaşılıyor:
* Yüzde 14 kitaplardan,
* Yüzde 71 İnternetten,
* Yüzde 5 din görevlilerine sorarak.
İmam Hatiplere, ilahiyatlara ve din görevlilerine güven:
* Yüzde 22 güveniyor,
* Yüzde 60 kısmen,
* Yüzde 18 güvenmiyor.
Allah'a inananlarda namaz ibadeti:
* Yüzde 16 beş vakit kılıyor,
* Yüzde 15 ara sıra kılıyor,
* Yüzde 22 özel gün ve gecelerde,
* Yüzde 12 bayramdan bayrama,
* Yüzde 30 kılmıyor.
Tarikat ve cemaatlere bağlılık:
* Yüzde 15 bağlı,
* Yüzde 20 cevap vermiyor,
* Yüzde 65 bağlı değil.
Çocuklara din eğitimi verilmeli mi:
* Yüzde 38 verilmeli,
* Yüzde 50 hayır.
* Zekâtı tam veren %14
* Orucu tam tutan %25
Bu rakamlara göre Allah'a iman edenlerin bile çoğu namaz kılmıyor.
Dini, din görevlilerinden öğrenenler yüzde 5, tarikatlardan öğrenenler yüzde 15.
Halkın yüzde 50'si çocuklara din eğitimi verilmesini istemiyor (Nitekim okullara konan seçmeli Kur'an, Siret ve İslâm bilgisi derslerini seçenler gittikçe azalıyor).
Şimdi bu tablo karşısında durup düşünelim:
Halkımızın daha dindar olmasına yardımcı olmak gibi bir vazife, bütün yapabilecek Müslümanlar için var; farz-ı kifâye var.
Dindarlık; inanmak, bilmek ve yapmakla olur.

6