'Yapay zekâya sorayım, geliyorum' - HAŞMET BABAOĞLU

Bir ahbabım var...
İşyerinde hakkında dolap çevrilip çevrilmediğini yapay zekâ uygulamalarına sorup aldığı cevaba göre hareket ediyor.
Birisi de eşinin laf arasında söylediği ve tam anlayamadığı bir cümleyi eşine değil, yapay zekâya sordu; cevaptan heyecanlandı, fena hâlde kafası karıştı ve şimdi işin içinden çıkamıyor, birkaç gündür huzursuz.
Ara sıra yazılarımı yazdığım kafedeki barista genç yakında bildiklerini unutursa, hiç şaşırmayacağım; çünkü en basit karışımları bile yapay zekâya sormaya başladı.

***

Bu teknoloji böyle kullanalım diye mi geliştirildi
Hayır!
Ama şimdilik iyi oyalayıp uyutuyor hepimizi...
Şimdilik "Bir dakika, yapay zekâya sorup geliyorum" dönemindeyiz.
Bir yandan da ruhumuza işliyor tabii...
Olup bitenin bu tarafını, yani bir tür "dedikodu ve arkadaşlık robotları"yla oyalanma tarafını sakın küçümsemeyin!
Niye
Birdenbire bildiklerimizi, becerilerimizi ve hatta kişisel tercihlerde bulunma dürtümüzü unutturacak kadar güçlü bir rüzgâr bu...
Sonrası sıkıntılı...

***

Elinde cep telefonu ikide bir yapay zekâ uygulamasına bir şeyler soran ve bir yandan da kendine uygun bir iş arayan gence "İşin ilgilendiğin tarafı hikâye ama 2026'da yapay zekânın yaygınlaşması nedeniyle küresel ölçekte 9 milyon iş alanı kaybolacak, biliyor musun" diyorum...
Dudak büküyor.
Eh, ne yapsın!
Berberim ise ilk kez mesleğini seviyor, konuşmalarının arasında "Robotların tıraş yapmasına daha çok var, değil mi ağabey; o zamana kadar zaten emekli ederiz kendimizi" diyor.