Yaz başından beri...
Bütün dünyanın sarsıcı bir sonbahara doğru ilerlediğini yazıp durmam nedendi
Elbette yaşanan her maddi krizin manevi bir yönü de var; hem de tokat gibi...
Ama sosyal medyaya özgü kehanet havalarının beni ilgilendirmediğini bilirsiniz...
Esas olan yıllara dayanan hazırlıklardı...
Esas olan her şeyin büyük paylaşım savaşlarının hemen öncesini andırmasıydı...
Bu sahne çok önce kuruldu...
Çünkü "yeni"nin gelişi için bir altüst oluş gerektiğine inanan yönetici seçkinlerin sayısı artıyor...
***
Savaşı ekranlardan izlerken...Şu hiç aklınıza gelir miydi
Ekonomik varlığının en büyük payı sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG ) ihracatı olan Katar, bir ABD şirketiyle anlaşma yaptı...
Ne için
Ticaret açığını kapatmak ve işlerini sürdürebilmek için 2031'e kadar doğalgaz ithal edecek...
***
Ekranlar Hürmüz Boğazı tartışmalarıyla aylar geçirdi...Hürmüz Boğazı'nın yerini göstermekte zorlanan uzmanlar(!!!) anlatıp durdular...
Şimdi Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan Babülmendep Boğazı kapanmak üzere...
Peki şu hiç aklınıza gelir miydi
Husiler (Onları bu Batı yakıştırması adlandırmayla anmak da hatalı) Trump'ı arayıp "Bize dokunma" diyecek ve Trump da "Sizi anlıyorum, dokunmayacağım" diyecek...
Suudlar saçlarını başlarını yoluyormuş, Beyaz Saray için ne gam!
***
Daha pazartesi günü..."Tedarik zinciri" terimini ezberleyin demem...
Gıda ve enerji güvenliğine dikkat çekmem boşuna değildi...
Üç gün içinde her şey daha berraklaştı...
Bütün ülkelerin hem kalplerinin hem de kemerlerinin sıkışması isteniyor.

2