Yazar, İran-ABD krizi sırasında medyada Hürmüz Boğazı gibi taktik detayların öne çıkarken, savaşın kökenindeki stratejik hesapların gözden kaçırıldığını iddia ediyor. Trump'ı sadece sahne oyuncusu olarak gören yazar, küresel hegemonyada bir dönüşüm yaşandığını ve Avrupa'nın zirveden indirildiğini ileri sürüyor. Ancak yazarın "ara sonuç" olarak nitelendirdiği bu krizin gerçekten de bölgesel güç dengesini kalıcı olarak değiştirecek midir?
Bir savaş başlamaya görsün...
Artık yönetileni yöneteni, siyasetçisi askeri, dışarıdan bakanı, içeriden yaşayanı, herkes "Şimdi ne olacak" sorusuna kilitleniyor...
Kim kazanacak, kim kaybedecek, nasıl bitecek
Kullanılan silahlar, kullanılacak diplomatik yollar...
Bunlara odaklanmaktan başka çare kalmıyor.
Ve işin hilesi o ki...
Asıl soru unutturuluyor...
Soru şu:
NEDEN yahu, neden başladı bu savaş
Eski ve yeni küresel güçler için bir ihtiyacın sonucu mu
İran aslında çok "derin" bir hesabın kurban mı
***
Anladınız, değil miDün haber verdiğim gibi...
Genel kabul gören köşe yazısı içeriğine dönüyor ve Hürmüz Boğazı'na bakıyorum bugün...
Zaten iş öyle hâle geldi ki, "Ege Denizi ve adalar" tablosunu gözünün önüne getirmekte zorlanan okumuş(!) insanımız, Hürmüz Boğazı'nı detaylarına kadar ezberledi.
İyi ama hatırlayacaksınız ya...
İran'a saldırının ilk haftalarında kimse Hürmüz Boğazı'nın lafını bile etmiyordu.
Oysa şimdi ekranları kaplayan dijital haritalar yoluyla öğrendik ki...
Meğer o daracık su yolu aşılmazsa, oralardan ne gaz ne de petrol dışarı çıkamıyormuş...
Dünyanın hâlâ birincil enerji kaynağı olan hidrokarbonun yüzde 25'i o boğazdan dışarı çıkmaktaymış...
***
20. yüzyıldakiler gibi değil elbette ama bu yaşanan da açık bir savaş...Hatta dünyanın gidişatını değiştirmek açısından çok daha "belirleyici" özelliklere sahip bir savaş...
İran, kaybedecek çok şeyi olmadığını biliyor.
İşin diğer yanına gelince...
ABD şimdi bir karar vermek zorunda...
"Büyük İsrail"

4