Özet
Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir
Yazar, yapay zekâ devrimi, dijital para ve dijitalleştirilmiş kimlik sistemlerinin ayrı ayrı değil, birlikte bir 'milat' (tarihsel kırılma) oluşturduğunu savunuyor. Bu teknolojilerin bireysel özerkliği sınırladığını, yaşamı 'programlanabilir' hâle getirdiğini belirtiyor. Ancak soru şudur: Bu değişimlerin sorumlusu teknoloji midir, yoksa bu sistemleri tasarlamayı seçen insan tercihlerinin midir?
Milat yaşıyoruz, dedim ya geçen gün...
Laf olsun diye demedim...
Ve bu sadece yapay zekâ devrimine dayalı bir vurgu değil...
***
"Milat" terimini mecazi anlamda nasıl kullanıyoruz, önce ona bakalım mı"Doğum vakti"dir milat...
Yepyeni olana geçiş...
Ancak daha basit baktığımızda, kastımız "olayların seyrinin kökten değişmesi"dir.
Hani eskiler "Aşk, insan hayatında milattır" derlermiş ya, öyle...
***
Şu net...Yapay zekâdan sonrası asla öncesine benzemeyecek...
Geçenlerde bir CEO, "On yıl sonra bütün CEO'ların yerini yapay zekâ sistemleri aldığında bir eksiklik hissetmeyeceğiz, tersine şirketler ve kurumlar çok daha sağlıklı çalışacak" diyordu...
Ya sade insan
Ondan bahseden ve hesaba katan kaldı mı
Genç kuşaklar bulacakları işleri yapay zekâya kaptırdıkları için zorunlu kamu maaşıyla idare ederken ChatGPT benzeri sistemlerle sohbet ederek vakit geçirecekler...
Sen misin yapay zekâyı "asosyal hoş sohbet" sanan!..
Eh, bu yanılgının cezası olacak elbette...
***
Nakit paranın sizlere ömür olması da aynı keskinlikte bir tarihsel dönemeç...En az yapay zekâ devrimi kadar hayati önemde ama umursayacak hâlimiz kaldı mı
Oysa dijital para sadece izlenebilir, denetlenebilir değil, aynı zamanda yönlendirilebilir ve şekil verilebilir bir şeydir...
Bu öyle bir milat ki...
Artık "sade insan"ın parası gerçekten onun değildir, sistemindir...
***
Dijital kimlik diyoruz ve bunu güvenlik olarak algılıyoruz, doğru da...
3