Konuşmaktan kaçındığımız şeyler...
Hastanelerde yaşlıları gözümüzden kaçırırız; ama yaşlılığı 'tedavi edilebilir hastalık' diye pazarlayanlar memnun—bu sistemin insansızlığını fark etmek çok geç değil mi?
Yazar, yaşlanan toplumda yaşlıların maruz kaldığı yalnızlık ve hastalığın, tıp sektörü ile 'sağlıklı yaşamcılar' tarafından pazarlanmasını eleştiriyor. Bu sistemi sorguluyor çünkü uzun yaşamın, aile ve birey üzerindeki yıkıcı etkileri göz ardı edilmektedir. Ama uzun yaşamanın kendisi bir işkenceye dönüştüğü dönemlerde, sistem bunu 'tedavi edilebilir hastalık' olarak sunmaya devam edecek mi?
Günübirlik ziyaretçiler ve hastalar evlerine dönüp hastanede ortalık sakinleşince...
Koridorlarda görünmeye başlıyorlar...
Hep ikişerli grup halindeler...
Nasıl mı
Şöyle...
Biri yürümekte çok zorlanan ihtiyar...
Diğeri refakatçisi ve şimdilik hastalığını kendine saklamak zorunda kalan ihtiyar...
Çocuklar, torunlar neredeler
Belki bir Whatsapp mesajı kadar yakında ama "kanlı, canlı hayat" kadar da çok uzaktalar...
***
Toplum hızla yaşlanıyor...Ve yaşlılar bin türlü hastalıkla elden ayaktan düşüyor, hırpalanıyorlar...
Bu gerçeği hastanelerde daha sert biçimde fark ediyorum.
Onlara rastladığımda bazen hatır soruyorum...
Bazen de fark ettim ki, gözlerimi kaçırıyorum...
Neden
Bir sinemaya girmişim, ışıklar sönmüş de "pek yakında" filminin fragmanları başlamış ve ben görmek istemiyormuşum gibi bir duygu işte!
***
Şunun şurasında on yıl kadar önce bilim(!) adamları "Yaşlılık kaçınılmaz değil, tedavi edilir bir hastalık olacak" diye havalar basıyorlardı...Güler misin, ağlar mısın!
Ha, tıp sektörü çok memnun tabii...
Sigortacılar memnun...
Yaşlı toplum demek daha fazla hastane yatağı, daha fazla muayene, daha fazla ilaç demek...
Gençleri esir ettikleri yetmiyormuş gibi yaşlıları da sıkboğaz etmeye kararlı "sağlıklı yaşamcılar" da bayılıyor bu işe...
Ama elden ayaktan düşmüş ve uzun yaşamı işkenceye dönüşme belirtileri gösteren bir yaşlıya "Bu sadece bir hastalık, hallederiz" diyebilir misiniz
***
Şunu da bilelim...
6