Kardeşlik

Yabancılar arasında tanıdık olmak için...
Güvensiz bir ortamı güvenilir kılmak için...
Bazen sırf itişmemek, didişmemek için...
Bazen bölüşmek, paylaşmak için bir başkasını "kardeş" ilan ederiz...
Sadece insanlar değil, devletler, toplumlar da yapar bunu...
Hatta aramızda kan bağı bile bulmaya çalışırız...
Ve o coşkuyla...
Kardeşlik hâlinin arkasındaki karanlık tarihi ve ibretlik insanlık derslerini unutuveririz...
Ama "kan" kaynar; rahat durmaz!

***

Vahiy boşuna mı "Âdem'in iki oğlu"nu anlatarak kan bağının sıkıntısını vurgular
Onun yerine yol ve takva bağı geçirilsin ister. ("İman edenler ancak kardeştir" / Hucurat, 10) Kardeş doğmak yetmiyor kardeşliğe...
Kardeş sayılacak toplumlardan, soylardan, halklardan gelmek de kardeşçe davranmanın temelini oluşturamıyor...
Düşmanlar evin içine kardeşleri kullanarak giriyor...
Kardeşsin diye haset ve rekabet bitmiyor, tersine gemi azıya aldığı da oluyor...
Mutlaka kalpte ortaklık, yolda birlik gerek...

***

Ortada hiçbir şey yokken, sürekli "Biz kardeşiz" dedin mi yanarsın!
Her iki taraf da kardeş olmaya çalışmalıdır...
Olmuyor mu
Bütün insanlık mitolojileri bu "ders" ile bezenmiştir: Zorlamayacaksın!
Derin tarihimiz hep bunu anlatır...

***

Kardeşlik deyince aklımıza "simetrik" bir ilişki gelir...
Ama kardeşliğin gerçekliği asimetriktir. (Âdem'in oğullarının altından kalkamadığı ağırlığı herhangi bir kardeşin kolayca kaldırabileceğini düşünmek saflıktır.)