Haftanın notları: Sürekli görgüsüzlük

Yeter ki, sosyal medyada görüntüsü çıkacak bir olay olsun!
Bedelliye gidecek oğlu için parti verip görüntülerini Instagram'a koyan anneler görmeye başladık.
Söylemiş olayım...
"Eğlendiğini ancak herkese gösterince eğlenmek" çok yıkıcı bir enerjiye dayanır, sonu asla iyi gelmez!

***

Hayır!
Evinden uğurlanan ve sırt çantasıyla otobüse binip acemi birliğinin bulunduğu şehre gidenleri falan hatırlatmayacağım...
Sessiz sedasız çatışma bölgelerine giden genç adamları da hatırlatmayacağım...
Biliniyor zaten...
Ama bu yaşa geldim, insanın en açık görgüsüzlükleri bile meşrulaştırabilmesine hâlâ şaşırıyorum...
Bin türlü bahane ile...
Sürekli bir "partileme" hâli...
Sürekli davetliler önünde "Biz hâli vakti yerinde ve mutlu bir aileyiz" gösterileri...
Bu kadar yalan refah, bu kadar derin mutsuzluk toplumumuzu nasıl sardı, aklım almıyor...

***

Geçen gün yazdığımı tekrar edeyim...
Egemenler arasında güçlü bir grup "olağanüstü hâlin olağan sayılacağı bir dünya" istiyor.
Az çok başarılı olacaklar...

***

Florida'da bir özel uçak roket gibi düştü...
Trump'ın malikânesinin yakınlarında bir yere...
Milyonda bir rastlanan kazalardanmış...
Görüntüler tuhaftı ama bunları gören sade insanın yapabileceği bir şey yok!
11 Eylül'de Pentagon'a dev gibi bir uçağın çarptığına inanmış insanlarız biz...

***

Evimi uzun bir süredir bile bile ihmal ediyorum.
Masa masa olmaktan çıktı; üzerindeki resim malzemeleri toplanmayalı aylar oldu...
Koltukları hiç sormayın...
Limon ve portakal desenli tabaklarım hariç pek çok nesneyle ilişkim zayıfladı...
Ev kokusu