Benim küçük balımın karne törenindeydim...
Alçakgönüllü bir semtte tatlı bir devlet okulu. Bahçe büyükannelerden annelere kadar kadınlarla doluydu; iki üç de baba sırtlarını duvara vermiş çocukların çıkmasını bekliyordu...
Kaç yıldır bu törenlere giderim...
Tatlı bir neşesi olur...
Bu sefer bahçeye hâkim olan atmosfer dikkatimi çekti: Annelerin yaşam enerjileri solmuş, tatları kaçmış, belli ki kafaları bin türlü dertle meşgul...
Böyle sosyolojik tabloları ciddiye alacak birileri varsa, haberi olsun diye yazıyorum.
Çocuklar ellerinde karneleriyle güle oynaya merdivenlerden inip solgun annelerine koştular...
***
Ben, ben, ben...Narsistik Kişilik Bozukluğunun en temel ve göze batan belirtisinin bu söylem olduğu düşünülür.
Hep dünya onun etrafında döner sanki...
Eh, bazen hepimiz böyle oluyoruz; günümüz dünyası bu hâllere itiyor insanı...
Fakat narsistlerin asıl kritik özelliği kafalarında hiç "sen" olmamasıdır.
Empati yapmazlar...
Hatta biraz zorlarsanız hayal kırıklığı içinde fark edersiniz ki...
Başkalarının ne düşündüğü, ne hissettiği, neye ihtiyaç duydukları onların umurlarında bile değildir.
***
Narsistikler konusunda yaygın bir yanılgı da şu: Hepsinin başarılı, önemli insanlar olduğunu sanırız ya...Hayır, çoğu "kaybetmiş" tiplerdir.
Lakin bu kez de kendilerinin dünyanın en mutsuz, en çok haksızlığa uğramış insanı olduğuna inanırlar.

2